(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 4, 787, 796, 893)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.11.2008 tarih ve 2008/56 - 2008/1373 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Erhan Köse tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından nakliyat emtia poliçesi ile sigortalanan Ekol Ofset Matbaa Tes. Tic. A.Ş.'ne ait emtianın karayolu ile İstanbul'a, oradan deniz yoluyla Hollanda'ya taşınması işinin davalının sorumluluğunda olduğunu, Hollanda'da alıcı firma tarafından yapılan tespitte bir kısım emtianın ıslanmış ve kullanılmaz halde olduğunun belirlendiğini, sigortalı zararının müvekkili şirket tarafından tazmin edildiğini, bu suretle müvekkilinin sigortalısının haklarına halef olduğunu, yapılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini, icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin İstanbul'a kadar olan karayolu taşımasını üstlendiğini, denizyolu ile taşımanın dava dışı 'MSC Gemi Acenteliği A.Ş.' tarafından yapıldığını, hasardan sorumlu olmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğinin tespit edilemediği, TTK 787, 796 maddeleri gereğince ilk ve son taşıyıcıya dava açılabileceği, davalının ilk taşıyıcı sıfatı ile hasardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taşıma sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlıkta sigortalı emtianın karayolu ile İstanbul'a buradan da deniz yoluyla Hollanda'ya taşındığı, bir kısım emtiaların ıslanarak hasarlandığı iddia edilmiştir. Taşıma hem deniz hem de kara yolu ile gerçekleştirilmiş olup, karma niteliktedir. Hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiği belirlenememiştir. Uyuşmazlığa 6762 sayılı TTK.'nun "Deniz Ticareti" başlıklı 4 ncü kitabında yer alan 893 ve onu izleyen maddelerinde düzenlenen hükümlerin uygulanması ihtimali vardır. Bu durumu değerlendirme görevi de denizcilik ihtisas mahkemesine aittir.
28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Yasa ile 6762 sayılı Türk Ticaret Yasası'nın 4 ncü maddesine eklenen fıkrada, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığınca, bu Yasanın dördüncü kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulacağı, bu mahkemelerin yargı çevresinin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirleneceği düzenlenmiştir. Anılan yasal düzenleme doğrultusunda Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararıyla da bu tür davalara denizcilik ihtisas mahkemesi bulunmayan yerlerde birden fazla ticaret mahkemesi bulunması halinde (1) numaralı ticaret mahkemesinin bakacağı belirlenmiştir. Deniz ihtisas mahkemesi sıfatlı ticaret mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki ilişki, görev ilişkisidir. Deniz ihtisas mahkemesinin görev alanın tayininde davanın değeri önemli olmayıp, uyuşmazlığın deniz ticaretinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı esas alınacaktır. O halde, somut olayda denizcilik ihtisas mahkemesi sıfatıyla İzmir 1 numaralı Ticaret Mahkemesinin görevli oldu dikkate alınıp, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek bulunmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.06.2010 tarihinde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy