(818 S. K. m. 53)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21/02/2008 tarih ve 2006/19-2008/74 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı davacı vekili ve davalı Akbank T. A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Balçova Şubesi nezdindeki vadesiz mevduat hesabındaki 21.000,00 TL'nin banka çalışanı davalı B. G. tarafından müvekkilinden habersiz çekilerek zimmetine geçirildiğini, paranın davalı B tarafından işyeri açmak üzere davalı H.'a verildiğini, davalı bankanın adam çalıştıran sıfatıyla müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek, anılan meblağın ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Akbank T. A.Ş. vekili, davacının vadesiz hesabından çekilen paraya ilişkin dekonttaki imzanın davacıya ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı H. G. vekili, davanın reddini istemiştir. Davalı B. G. vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı B'nın davacının hesabındaki parayı davacının istemi dışında, hesabın açılması esnasında davacıdan aldığı imzalı boş dekontla çekerek zimmetine geçirdiği, davalı bankanın güven kurumu olarak çalıştırdığı kişinin eyleminden sorumlu olduğu, davalı H.'ın zimmete geçirilen para ile ilgili tasarrufta bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 21.000,00 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalı Akbank T.A.Ş. ve B. G.'den tahsiline, davalı H. a yönelik davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Akbank T.A.Ş. vekili ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Akbank A.Ş. vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdindeki hesabından 20.000,00 TL para çektiğini, davalı bankada gişe yetkilisi olarak çalışan davalı B. G.'ye kalan 21.000,00 TL ile fon almasını söylediğini, daha sonra davalı B'nın müvekkilinin hesabındaki parayı çekerek zimmetine geçirdiğini, davalı H. G.'nin de bu suça iştirak ettiğini iddia ederek hesaptaki paranın tahsili isteminde bulunmuştur.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, para çekilen dekonttaki imzanın davacıya ait olmasına rağmen Davalı B'nın ceza mahkemesindeki beyanı esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı B. G.'nin davaya konu iddiadan başka, müştekileri farklı olan benzer iddialarla zimmet suçundan yargılandığı İzmir Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında davacının katılan olarak yer aldığı, ancak ceza davasının sonuçlanmadığı anlaşılmıştır. BK'nun 53. maddesine göre, ceza hakiminin mahkumiyet kararı ve mahkumiyet hükmünde tespit olunan maddi vakıalar ile maddi vakıayı belirleyen beraat kararı, hukuk hakimini bağlar. Bu hükmün amacı, adalete güveni sağlamak ve çelişik hükümlerin çıkmasını önlemektir. Bu durumda, davalı hakkındaki ceza davasının sonucunun beklenerek, davacıya ait hesaptan çekilen paranın davalı B. G.'nin zimmetinde kabul edilip edilmediği açıklığa kavuşturulmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
3) Bozma neden ve şekline göre davacının temyiz isteminin bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 16.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy