(6762 S. K. m. 119)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nce verilen 23.10.2008 tarih ve 2006/191-2008/331 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Erhan Köse tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirkete nakliyat sigorta poliçesiyle sigortalı emtianın Lübnan/Bandırma arası taşınmak üzere M/T IVYAN gemisine tam ve sağlam olarak teslim edildiğini, ancak teslimde fosforik asit emtiasının 77.408 kg eksik çıktığını, hasar miktarının sigortalıya ödendiğini, takibe haksız olarak itiraz edildiğini, TTK'nun 119 uncu maddesi gereğince acenteye husumet yöneltilebileceği gerekçesiyle, itirazın iptalini, icra inkar tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, donatanın Dost Denizcilik Tic. Ltd. Şti. olduğunu, müvekkillerinin acente sıfatında bulunduğunu, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, konşimentodan taşıyanın kim olduğunun anlaşılamadığı, taşımanın donatan tarafından gerçekleştirildiğinin davalıların beyanıyla sabit bulunduğu, donatanın da Dost Denizcilik Tic. Ltd. Şti. olduğu, davalılara husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat sigortasından kaynaklanan rücuan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece husumetin donatana karşı yöneltilmesi gerekçesiyle, davalı acenteler yönünden açılan davanın husumetten reddine karar verilmiş ise de TTK'nun 119 uncu maddesi gereğince, müvekkil namına acenteye karşı dava açılabilir. Acente aleyhine donatana izafeten açılan davalar da karara bağlanan alacak veya tazminat acenteden değil, temsil edilenden tahsil edilir.
Somut olayda, davaya konu icra takibi, gemi ismi de belirtilerek donatana izafeten acentelere karşı yöneltildiğine göre, işbu dava da davalılara husumet yöneltilebilir.
Bu itibarla mahkemece, davanın esasına girilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.06.2011 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava nakliyat sigorta poliçesiyle sigortalı emtiada taşıma sırasında meydana gelen zararın tazmini için açılmış itirazın iptali davasıdır.
Mahkemece, donatanın Dost Denizcilik Tic. Ltd. Şti. olduğu, davalılara husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş, Dairece yukarıda yazılan gerekçeyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İİK'nun 58/2 nci maddesine göre geçerli bir takip için borçlunun ve varsa kanuni temsilcisinin adı, soyadı, alacaklı tarafından biliniyorsa vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yerinin takip talepnamesinde gösterilmesi gerekir. Bir takipte tarafların değiştirilmesi veya eklenmesi mümkün değildir (12 H.D.21.03.1995 T.4120/4004 K). Takip talepnamesinde borçlu olarak M/T IVYAN gemisi donatanına izafeten acente Trans Ak Denizcilik Ltd. Şti. ile M/T IVYAN Gemisi Donatanı-Taşıyanına izafeten acente Trans KA Denizcilik ve Nak. Ltd. Şti. olarak gösterilmiş olup donatanın kim/hangi firma olduğu gösterilmemiştir. Dava dilekçesinde de davalılar aynı şekilde gösterilmiş olup davadan sonra davacı vekili tarafından verilen 26.11.2007 günlü dilekçeyle donatan olarak Dost Denizcilik Tic. ve Ltd. Şti. olarak davalı tavzih ve ilave edilmiştir.
Takip talepnamesinde borçlu olarak Donatını Dost Denizcilik ve Tic. Ltd. Şti. olarak gösterilmediğinden borçlu eksik olarak yazılmıştır. Sonradan talepname tashih edilmemiş ve tashih edilmiş bir ödeme emri tebligatı da mevcut değildir.
İİK'nun 67 nci maddesine göre açılmış itirazın iptali davalarında geçerli bir takip bulunması dava şartlarındandır. Ortada geçerli bir icra takibi bulunmadığında, dava da alacak davası olarak ıslah edilmediğinden davanın husumetten reddi kararı yasaya uygun olduğundan kararın onanması gerekir. Aksi halde infazda tereddüt hasıl olacaktır. Bu nedenlerle sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy