(4721 S. K. m. 2) (818 S. K. m. 49)
Davacı vekili, müvekkili şirket adına tescilli "panda" markasının önceki şirket ortağı davalı H. D. tarafından diğer davalıya yetkisi olmamasına rağmen satıldığını, bu konuda ortaklar kurulu kararının bulunmadığını, diğer davalı A. R.'in şikayeti üzerine müvekkili şirket nezdinde yapılan arama neticesi bu durumu öğrendiklerini ileri sürerek, satışın iptali ile markanın davacı şirket adına tescilini, müvekkili markasına yapılan tecavüzün meni ve davalıların haksız eylemleri nedeniyle 20.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı H. D. vekili, müvekkilinin davacı şirketin yetkilisi olarak markanın satışını gerçekleştirdiğini, satış bedelinin şirket kayıtlarına işlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı A. R. vekili, müvekkilinin bedelini ödeyerek markayı satın aldığını, devir sözleşmesinin 556 sayılı KHK gereği yazılı olarak yapıldığını, satışın geçerli olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı şirketin ticaret ünvanının ayırtedici kısmının "panda" ibaresi olduğu ve davacı şirketin ticari faaliyetlerinde davaya konu "panda+şekil" ibareli markayı kullandığı, davacının başka markasının bulunmadığı, davacının limited şirket olup markanın temsilci tarafından devredebilmesi için kendisine bu konuda ortaklar kurulunun tamamı veya oyçokluğu ile özel bir yetki verilmesi, yani ortaklar kurulunun çoğunluğunun markanın devri konusunda karar alması gerektiği, şirketin ortaklar kurulunun oybirliği ile veya oyçokluğu ile almış olduğu bir kararın bulunmadığı, markanın devri işleminin hukuka uygun olmadığı, davalı H. D.'ın ortağı ve yetkili temsilcisi olduğu davacı şirketin çalışma amaç ve konusu ile aynı alanda faaliyet gösteren 27.10.2008 günü sicile tescil edilen dava dışı A.. Yazı Gereçleri San. ve Dış Tic. Ltd. Şti'ye kurucu sıfatıyla ortak olduğu, bu çerçevede davalı H. D.'ın önce aynı alanda başka bir firma kurmuş ve daha sonra davacı şirketin tek markasını teyzesinin eşi olan diğer davalı A.'a satmış ve daha sonra da davacı şirketin ortaklığından ayrıldığı dikkate alındığında belli bir plan proje dahilinde hareket edildiği, davacı şirketin ticari hayatta kullandığı tek markasının 1.000 TL gibi çok düşük fiyata diğer davalıya devrinin de ticari hayata uygun olmadığı, davalı H.'nın davacı şirketteki yetkisini TTK hükümlerine, iyiniyet kurallarına ve basireti tacir kriterine aykırı hareket ederek, danışıklı şekilde davacıya ait markayı teyzesinin eşi olan diğer davalıya devrettiği ve diğer davalı A.'ın da şekli tescil hakkına dayanarak MK. 2'ye aykırı şekilde davacı şirkette arama yaptırdığı, davalıların bu eylemlerinin BK 49. md kapsamında davacı için manevi tazminat gerektirdiği kanaatiyle, davanın kısmen kabulüne, marka devir sözleşmesinin iptali ile davacı adına tesciline, davacı şirketin basiretli tacir olarak şirket yetkilisi davalı H.'yı denetlememesi, paranın alım gücü dikkate alınarak 5.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 229,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 49,10 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 27.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)