(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada A. 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.9.2009 tarih ve 2009/1246 - 2009/1842 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili tarafından sigortalanan 10 adet antenin içinde bulunduğu kolinin Ankara Esenboğa Havalimanında kaybolduğunu, sigortalıya gerekli hasar bedelinin ödendiğini davalı hakkında başlattıkları icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaliyle takibin devamına ve alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalının taşımayı taahhüt ettiği ve kaybolan bir adet koli bedelinden sorumlu olması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle davalının itirazının iptaline ve takibin 1890,06 TL üzerinden yasal faiziyle birlikte devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu istemine ilişkin olup, davacı tarafça davaya konu antenlerin taşımasının davalı şirket tarafından yapıldığı iddia edilmiş, davalı vekili ise temyiz dilekçesindeki beyanlarında, müvekkilinin taşıyıcı firma olmadığını, taşıyıcının acentesi olduğunu belirtmiştir. Bu durumda, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde değinilen ve davalı vekili tarafından ibraz edilen ara konşimento ile dosya içinde mevcut diğer belgelerin taşıma hukuku konusunda uzman bir bilirkişi tarafından incelenmesi sağlanarak, alınacak rapor sonucunda oluşacak kanaate göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabul hükmü kurulması doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına bozulmasına, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 13.6.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy