(2004 S. K. m. 257)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 01.09.2009 tarih ve 2009/255 - 2009/255 D. İş sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.L. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: İhtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili; davalının keşidecisi, müvekkilinin hamili olduğu 04.07.2009 vade tarihli, 60.000.-TL'lık bononun karşılıksız çıktığını ileri sürerek, ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ihtiyati hacze dayanak yapılan bono ile ilgili ihtar veya protesto olmadığı gerekçesiyle, istemin reddine karar verilmiştir.
İhtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili, keşideciye ihtar veya protesto gönderme zorunluluğu olmadığı iddia ederek, red kararının kaldırılarak, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
İstem, bonoya dayalı ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmiş, itiraz üzerine verilen ret kararı ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin kabulünün aksine, bonoya dayalı ihtiyati haciz isteyebilmek için İİK'nun 257/1. maddesine göre, alacağın muaccel olması ve rehinle temin edilmemiş olması yeterlidir. Hamilin, bonoyu tanzim edene yani keşideciye ve onun lehine aval verene karşı ihtiyati haciz isteyebilmesi için, bononun vadesinin gelmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca ödememe protestosu çekmesi ve bu protestoyu bono ile birlikte ihtiyati haciz talebine eklemesi gerekmemektedir. Çünkü yetkili hamil bu kişilere karşı doğrudan doğruya talep hakkına sahiptir.
Bu itibarla, mahkemece, ihtiyati haciz isteyenin (alacaklı) vekilinin istemi yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda ele alınmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yanlış ilkeden ve yanılgılı değerlendirmeden hareketle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, alacaklı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy