(1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10/06/2009 tarih ve 2006/627-2009/163 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı üniversitenin 1995 yılında Gölbaşı-Virancık kampüsünün inşası için Türkiye çapında düzenlediği yarışmayı kazanarak taraflar arasında müvekkiline eser meydana getirme hakkı veren sözleşme imzalandığını, müvekkilinin sözleşmeyle yüklendiği edimi eksiksiz yerine getirmesine rağmen davalı idarenin, proje uygulama alanında ekonomik kaynak ve yurt projesinin yetersizliğini gerekçe göstererek müvekkilinin eser niteliğindeki projesine tecavüz oluşturan yeni bir mimari proje için ihale yaptığını, yeni mimari projenin müvekkilinin eserinin bütünlüğünü bozarak tecavüz oluşturduğunu ve davalının müvekkilinin projesinin eser niteliğinde olmadığını iddia ettiğini ileri sürerek, müvekkilinin mimari projesinin eser olduğunun tespiti ile vaki tecavüzün önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından yapılan projenin sahibinin hususiyetini taşımaması nedeniyle eser niteliğinde olmadığını, ödenek yetersizliği nedeniyle yurt yapılacak alanın Yurt Kur'a devredildiğini, davacı tarafından hazırlanan yurt projesinin eksik olması, ihtiyacı karşılamaması nedeniyle davacıdan projenin tadilinin istendiğini, davacı tarafından yapılan yeni projenin de ihtiyaca cevap vermemesi nedeniyle aradaki sözleşme gereğince idarenin yeni proje ve inşaatta serbest hareket etme hakkı kazandığını, yurt inşaatı projesinin Bayındırlık Bakanlığı ve Yurt-Kur tarafından yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davanın ihbar edildiği Bayındırlık Bakanlığı ve Yurt-Kur Genel Müdürlüğü vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafından yapılan mimari projenin eser niteliğinde olduğu, ancak davacının eserine müdahale veya tecavüz edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının projesinin eser olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava, davacı tarafından yapılan mimari projenin eser olduğunun tespiti ile esere yapılan müdahalenin önlenmesi istemine ilişkindir. Davacı ile davalı yan arasında kampüs projesi yapılması için sözleşme yapıldığı ve davacının sözleşme uyarınca projeyi oluşturarak davalıya teslim ettiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davacının eser niteliğindeki mimari projesi üzerinde sonradan yapılan değişikliklerin eser sahibinin haklarına tecavüz oluşturup oluşturmadığı ve davacının eseri işleme hakkının ihlal edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Davalı ve ihbar edilen kurumların, ödenek yetersizliği veya projenin ihtiyaçlara cevap verememesi nedeniyle proje üzerinde tadilat yaptıkları belirtildiğine göre uyuşmazlığın çözümü için gerçekten böyle bir proje bulunup bulunmadığı araştırılarak projeyi ilişkin her türlü çizim ve belgeler ilgili yerlerden getirtilerek, aynı veya farklı bilirkişi kurulundan ek rapor alınmak suretiyle sonradan yapılan projenin davacıya ait proje üzerinde değişikliğe yol açıp açmadığının ve davacının eserine tecavüzde bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekirken her iki proje karşılaştırılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına, alınmadığı anlaşılan 67,20 TL temyiz başvuru ve 18,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy