(818 S. K. m. 53) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 03.06.2009 tarih ve 2007/216-2009/309 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Numan Acar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı J... Holding A.Ş. 'nin 1997 yılında kurulduğunu, tek imza yetkilisinin diğer davalı M. F. A. olduğunu. J... grubunun Almanya'da dava dışı şirketler kurduğunu ve bu şirketlerin tek imza yetkilisinin de M. F. A. olduğunu, Almanya ve Liechtenstein'da kurulu şirketler aracılığıyla yatırılan paraların tamamının geri ödenebileceği ve karşılığında yüksek oranlarda faiz verileceği güvenceleri ile milyonlarca DM para toplandığını, davacının da J... Holding A.Ş. 'ne ortak olmak üzere 08.07.199 tarihinde 100.000 DM tutarında ödeme yaptığını ve kar payı ortaklık sertifikası talep formu adı altında bir belge verildiğini, sonrasında ise 01.09.1999 tarihinde J... AG Lichtenstein'in taraf olduğu bir sözleşmenin müvekkilinin acemiliğinden yararlanılarak imzalatıldığını, ihtarnameye rağmen paranın davacı tarafa ödenmediğini, yurtdışında paravan şirketler tarafından toplanan paraların Türkiye'de davalıların hesaplarına aktarıldığını, sebepsiz zenginleşen davalı eylemlerinin hukuka aykırı olduğunu, M. F. A. hakkında açılan ceza davasında mahkumiyet kararı verildiğini ileri sürerek, toplam 100.000 DM (51.129,19 EURO)'nun ödeme tarihindeki kur karşılığının faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının dava dışı J... International Marketing and Trading AG'ye sessiz ortak olduğunu ve bu şirkete para verdiğini iddia etmesi nedeniyle davacı ile davalılar arısında ticari yada hukuki ilişki bulunmadığından davalılara husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının dava dışı şirkete sessiz ortak olmak amacıyla ödeme yaptığı, davacıların ödeme yaptıkları dava dışı şirketten talepte bulunabileceği, davalılara yapılan bir ödeme bulunmadığı ve davacının davalı şirketin ortağı olmadığından davalıların pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz edilmiştir.
Dava, davalıların tazmin yükümlüğü bulunduğu iddia olunan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, sanıklar arasında davalı M. F. A.'ün de bulunduğu Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 2002/614 Esas numarası ile açılan davada adı geçen sanığın mahkumiyetine karar verildiğini iddia ederek, ceza mahkemesi kararını dosyaya sunmuştur. Ayrıca Dairemize intikal eden emsal nitelikteki dosyalara da ceza davasında alınan bilirkişi raporu ibraz edilmiştir. Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2002/614 Esas. 2006/359 Karar sayılı dosyasında, J... Holding A.Ş. 'ne ait hisselerin büyük kısmına J... GmbH'nin sahip olduğu, J... AG'nin de Jetpa GmbH'nin hisselerinin büyük kısmına sahip olduğu tespitinden sonra sanık M. F. A.'ün yurt dışındaki J... GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu J... Holding A.Ş. 'ne sermaye taahhüdünü yerine getirmek için Türkiye'ye aktardığı, J... Holding A.Ş.'nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü F. A. ve S. D.'a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı. F. A.'ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık F. A. olduğu. J... AG'nin tasfiye işleminin başladığı ve mahkemece iflasının kabul edildiği, J... GmbH şirketinden Türkiye'ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık F. A.'ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kar payı şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kar payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gerekçesiyle sanık M. F. A.'ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak temyiz inceleme aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
01.09.1999 tarihli Ortaklık Sözleşmesi, 08.07.199 tarihli Kar payı ortaklık sertifikası talep formu başlıklı belge ve tahsilat makbuzuyla 100.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı J... International Marketing and Trading AG arasında sessiz ortak tabir edilen bir ortaklık ilişkisi kurulmuştur. Dairemize intikal eden dosyalarda da adı geçen yabancı şirketin iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Akdi ilişkinin davacı ile dava dışı şirket arasında olup, davalı şirketin ortağı olan ve davacının ödeme yaptığı dava dışı şirketin borcundan dolayı doğrudan davalı şirketi ve bu şirketin yönetim kurulu başkanı olan diğer davalı gerçek kişiye dava açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle dava ret edilmişse de, mahkemenin gerekçesinde emsal olduğunu belirttiği dava tarihinden sonra ortaya çıkan vakalar, anılan ceza mahkemesi dosyasındaki iddialar ile davacının akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat etmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda, davacının doğrudan davalılar aleyhinde dava açmasını kabul etmek gerekir.
Bu durumda mahkemece, BK'nun 53. maddesi gereğince ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayacağı gözetilerek, ceza mahkemesi tarafından verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, kesinleşmesi halinde tespit edilen maddi vakıaların neler olduğunun belirlenmesi ceza mahkemesi kararının kesinleşmemesi halinde ise taraf vekillerine kanıtlarını sunması için süre verilerek, sunulacak kanıtlar ile ceza mahkemesi dosyasındaki tüm belgeler birlikte incelenmek ve gerektiğinde uzman kişilerden oluşan heyetten bilirkişi raporu alınarak, davacının uğradığını iddia ettiği zarardan davalıların sorumlu olup olmayacağının saptanması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy