(818 S. K. m. 53)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.3.2009 tarih ve 2007/543-2009/174 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Rıdvan ve R. Y. tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi N. A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilince endüstriyel paket yangın sigorta poliçesiyle sigortalanan işyerinin davalılarca işgal edilerek demirbaşlara zarar verildiğini ve bir kısım emtianın yağmalandığını, oluşan hasarın sigortalıya ödendiğini ve zarardan davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek. 38.512,17 TL'nin davalılardan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan R. Y., anlaşmazlık üzerine işyerini polis memurunun tanzim ettiği tutanakla teslim ettiğini, işyerinden mal aldığı iddialarını kabul etmediğini savunarak davanı reddini istemiş, diğer davalılar davaya yanıt vermemiştir. Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sigortalı işyerindeki hasar miktarının 36.502,14 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, anılan meblağın davalılardan tahsiline karar verilmiştir Kararı, davalılardan R. ve R. Y. temyiz etmiştir. Dava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, sigortalı işyerindeki davaya konu hasarın davalılar tarafından gerçekleştirildiği kabul edilerek zararı davalıların tazminle yükümlü olduğuna karar verilmiştir. Ancak, mahkemenin bu yargıya ulaşabilmek için dayandığı gerekçe, sadece sigortalının şikayet dilekçesi ve C. Başsavcılığının hazırlık dosyasıdır. Oysa, davaya konu eylem için açıldığı belirtilen ceza mahkemesindeki dosya ve hatta hazırlık soruşturması sonucu tanzim olunan iddianame dahi dosyaya intikal ettirilip incelenmeden ve davalıların isnat edilen eylemden sorumlu olduklarına ilişkin yeterli kabul gerekçesi ortaya konmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Bu durumda mahkemece, davalıların eylemleriyle ilgili tüm delilerin dosyaya intikali sağlanarak, B.K.nun 53. maddesi gereğince ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayacağı da gözetilerek, ceza mahkemesi dosyasının akibetinin ne olduğu, kesinleşip kesinleşmediği, mahkeme tarafından tespit edilen maddi vakıaların neler olduğu; ceza mahkemesi kararının kesinleşmemesi halinde, taraflarca sunulacak kanıtlar ile ceza mahkemesi dosyasındaki tüm belgeler birlikte incelenerek davacı sigortalısının uğradığını iddia ettiği zarardan davalıların sorumlu olup olmayacağının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple davalılardan R. ve R. Y. yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle davalılardan Rıdvan ve R. Y.'ın temyiz itirazlarının kabulüyle kararın mümeyyiz davalılar yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 11.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy