(1086 S. K. m. 73)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 02.07.2009 tarih ve 2008/92-2009/191 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. A. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiliyle davalı sigorta şirketi arasında Bizim Konut Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, müvekkilinin konutunda meydana gelen yangın sonucunda 55.887,50 TL hasar oluştuğunu, yangının sigorta teminatı kapsamında olmasına karşın davalı tarafından hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 6.400 TL'nın 09.02.2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı Vakıflar Bankası Karamürsel şubesiyle davacı arasında düzenlenen rehin sözleşmesinde davaya konu olan konutun sigorta poliçesinin düzenlenmesinden önce zemin, normal kat ve çatıdan oluştuğunun belirtildiği, bu şekilde davaya konu konutun çatısının poliçe kapsamında olduğu, konut değerinin sigorta bedelinden yüksek olması nedeniyle eksik sigorta uygulamasının söz konusu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 6.400 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1 - Dava, konut sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davanın dayanağını oluşturan sigorta poliçesinde Vakıfbank A.Ş. Karamürsel Şubesi dain ve mürtehin olarak gösterilmiştir. Bu durumda anılan banka şubesinin rehin hakkı bulunduğundan sigortadan tazminat talep etme hakkı da öncelikle ona ait olup, sigortalı ancak lehine rehin verilen alacaklının açık muvafakatini almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat isteme hakkına sahip olur. Buna göre mahkemece, dava dışı banka şubesinin rehin hakkının ortadan kalkıp kalkmadığının bankadan sorularak açıklığa kavuşturulması, rehin hakkının devam ettiğinin anlaşılması halinde ise asıl dava ve talep hakkına sahip bankadan açılan davaya muvafakat veya icazetleri olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verilmesi ve bu usuli işlem tamamlandığı takdirde işin esasına girilmesi gerekirken, davacının aktif taraf sıfatının (husumet) varlığına ilişkin olan ve mahkemece re'sen göz önünde bulundurulması gereken bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına girilerek anılan poliçeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2 - Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bozma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy