(818 S. K. m. 50, 51)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 07.05.2009 tarih ve 2006/44 - 2009/123 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Erhan Köse tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada hesabının bulunduğunu, diğer davalının 08.06.2006 tarihinde evine girerek nüfus cüzdanı, pasaport ve hesap cüzdanını alarak aynı gün hesabında bulunan parayı çektiğini, davacının faizden mahrum kaldığını, bankadan gelen faizle araç taksitini ödediğini, bu geliri olmayınca yeniden başka bir bankadan kredi çekmek zorunda kaldığını, olay nedeniyle üzüntüye kapıldığını, bankanın gerekli özeni göstermediğini ileri sürerek, 24.528,14 TL alacak. 2.000 TL maddi tazminat ve 5.000 TL manevi tazminatın en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, bankanın gerekli özeni gösterdiğini kusuru bulunmadığını, davacının daha önceden tanıdığı diğer davalıya evinin anahtarını verdiğini, kimlik ve hesap cüzdanını kaybettiğini zamanında bankaya bildirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bankanın imza incelemesi yapmadan ödeme yaptığı, nüfus cüzdanıyla ilgili olarak tereddüde düşüldüğü halde ehliyet istenmeyerek, pasaport ile yetinildiği, gerekli özeni göstermeyen bankanın kusurlu olduğu, davacıya kusur yüklenemeyeceği, diğer davalının da zarardan sorumlu olduğu, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 24.528 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle ve 717,45 TL faiz alacağının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı Ziraat Bankası vekili temyiz etmiştir.
Dava, sahte kimlikle banka hesabından çekilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece bankanın kusurlu olduğundan bahisle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de davalı M. A.'nin dolandırıcılık suçundan sanık olarak yargılandığı kesinleşen ceza dosyasında, davacı ile davalının birbirlerini daha önceden tanıdıkları, davacının evinin anahtarını davalıya verdiği, bu suretle evin içerisine girilerek nüfus cüzdanı, pasaport, banka hesap cüzdanı alınmak suretiyle, bankadan para çekildiği kabul edilmiş, ayrıca mahkemece alınan ilk bilirkişi raporunda da davacının davalı M. A.'ye evinin anahtarını vermesi ve hırsızlık olayını bankaya zamanında bildirmemesi nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğu tespit edilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, dava konusu olayda davacının da müterafik kusurunun olduğu kabul edilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulmasına, davalı banka harç yatırmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 20.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)