(6762 S. K. m. 416, 559)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28/09/2009 tarih ve 2007/998-2009/734 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Duygu Süzer tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin murisi K. N. K.'nun 01.08.2000 tarihinde vefat ettiğini, vefatından önce davalı şirkette 16.700.000 adet hissesinin bulunduğunu, ancak davalının terekesinde murisin hisse senetlerinin bulunmadığını bildirdiğini, davalı şirket ortaklarının gerçeğe aykırı devir belgesi düzenleyip pay defterine işlemiş olabileceğini ileri sürerek, vefat tarihinde davalı şirketteki murise ait hisse miktarının ve değerinin, devre ilişkin belge var ise gerçeğe uygun olup olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, murisin 16.700.000 adet hissesinin tamamını 18.05.2000 tarihinde M. H. K.'na devrettiğini, devrin pay defterine işlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, K. N. K.'nun 18.05.2000 tarihinde davalı şirketteki 16.700.000 adet hissesinin tamamını M. H. K.'nu devrettiği, bu durumun davalı şirketin pay defterine işlendiği, devir nedeniyle murisin hissesinin kalmadığı, TTK'nun 416/2. maddesine göre anonim şirketlerde nama yazılı hisse senetlerinin devrinin ciro edilmiş senedin devralana teslimiyle olup, devrin şirkete karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade edeceği, TTK'nun 559/2. maddesine göre de nama yazılı hisse senetlerinin devri için senedin zilyetliğinin devrinden başka, senet üzerinde veya ayrı bir kağıtta devir beyanına da ihtiyaç olduğu, ancak şirket hisse senetlerinin ayrıca ciro yolu ile de devredilebileceğinin kabul edildiği, davacının hisse senedinin devri için mutlaka ciro lazım olduğu itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Davacı, davalı şirkette murisinin hissesinin bulunduğunu, bu hisselerin devredilmediğini ve devre ilişkin belge var ise gerçeğe uygun olup olmadığının tespitini istemiştir. Davalı tarafça altında muris K. N. imzası bulunduğu iddia olunan belge ile hisse senetlerinin dava dışı M. H.'ye devredildiği savunulmuştur. Bu bakımdan, mahkemece temlik olunan M. H. davaya dahil edilmeden, böyle bir davanın incelenmesi mümkün bulunmamakla, M. H. hakkında dava açılmak suretiyle davaların birleştirilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2) Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın bozulmasına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 13.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy