(818 S. K. m. 84, 101) (4822 S. K. Geç. m. 1) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.01.2008 tarih ve 2006/1874-2008/72 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili Banka ile kredi kartı üyelik sözleşmesi imzaladığını, kredi kartından doğan borcun ödenmemesi nedeni ile aleyhine başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini, 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinden yararlanmak için 10.4.2003 tarihinde müvekkiline müracaatı üzerine kendisine uygun ödeme planı çıkarıldığını, davalının icra takip dosyasına 2.359, 00-YTL. ödeme yaptığını, fazlaya ilişkin miktara itiraz ettiğini, kalan kısmı ise ödemediğini, bu nedenle davalının anılan yasadan yaralanma hakkını yitirdiğini ileri sürerek, toplamda 8.417, YTL.nin temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince gerekli ödemelerin yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı Bankanın 4822 sayılı yasa uyarınca uygulanması zorunlu olan %50 faiz oranını uygulamadığı için davalıya yüksek miktarda borç çıkardığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi kartı üyelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinden faydalanabilmek için, her şeyden önce borcun kredi veren ile kredi kullanan tüketici arasında kredi kartı sözleşmesinin düzenlenmesi ve bu sözleşmeye dayanılarak verilen kredi kartı ile kredi müşterisinin alışveriş yapması ve nakit para çekmesinden kaynaklanmalıdır. Ayrıca kredi kartını kullanan tüketicinin, bu yasanın yayınlanmasından önce temerrüde düşmesi, ödenmeyen kredi kartı borcu nedeniyle hakkında icra takibi aşamasına gelinmesi veya icra takibi yapılması ve yasanın yayınlandığı tarihten itibaren 30 gün içinde kredi kartı veren kuruluşa yazılı başvurusunun bulunması gerekir.
Anılan yasanın uygulamasında öncelikle temerrüt tarihinin belirlenmesi önemlidir. Kural olarak Borçlar Kanunu'nun 101. maddesine göre, kesin vadeli sözleşmelerde temerrüt tarihi sözleşmede belirtilen günün hitamı ile gerçekleşir. Banka tarafından gönderilen son hesap özetinde ödeme günü belirtilmekte ise de, bu ödeme gününde borcun tamamı değil belli bir kısmının ödenmesi gerektiği bildirildiğinden, borcun tamamının ödenmesi gerektiği bildirilmediğinden, kredi kartı borçları, Borçlar Kanunu'nun 101/2. maddesinde öngörülen, miktarı önceden belli olan kesin vadeli borç niteliğinde değildir. Bu nedenle kredi kartı borçlarında temerrüt tarihi bakımından, anılan maddenin uygulanması mümkün değildir.
Kredi kartının bu özelliği nedeniyle, borçlunun temerrüdü, banka tarafından akdi ilişkinin sona erdirilip hesap kat edildikten sonra, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmiş ise, bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. Banka tarafından kredi borçlusuna ihtarname gönderilmemiş ise, kredi borçlusunun gönderilen son hesap ekstresinde belirtilen tarihte istenen asgari miktarı ödememesi nedeniyle, bu tarih itibariyle ödenmeyen kredi kartı borcu icra takibi aşamasına geldiğinden, bankaca hesabın kat edildiği tarih temerrüt tarihi olarak kabulü gerekir. Bu şekilde belirlenecek temerrüt tarihindeki, asıl alacak+akdi faizden oluşan ana alacağa, temerrüt tarihinden bankaya başvuru tarihine kadar yıllık %50 faiz uygulanacaktır. Bu biçimde oluşan toplam alacağa 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesi, icra takibi varsa tahsil harcı, icra masrafları, faizin vergisi ve avukatlık ücretini ortadan kaldırmadığından, asıl alacak ve akdi faizden oluşan ana para alacağına yıllık %50 gecikme faizi uygulandıktan sonra, Banka Sigorta Muamele Vergisi uygulanmak, varsa icra takibinde istenen miktarı geçmemek üzere tahsil harcı, icra masrafları, avukatlık ücreti ve faizin Banka Sigorta mevduatı Vergisini borca ilave etmek, bankaya başvuru tarihine kadar borçlu tarafından yapılan ödemelerinde, Borçlar Kanununun 84. maddesi nazara alınarak ödeme tarihi itibariyle borçtan (temerrüt tarihindeki ana paradan) mahsup edilmeli ve kalan toplam alacak tutarı 12 eşit takside bölünmelidir.
Somut olayda, davacı Banka ile davalı arasında akdedilen kredi kartı üyelik sözleşmeleri gereğince davalı iki adet kredi kartı kullanmış; davalı borcunu zamanında ödememiş, davacı banka 16.01.2003 günlü kat ihtarında davalının 32.290.560 TL. noter masrafı ile birlikte 2.773.108.675 TL. borcunu ödemesini istemiş, ancak bu kat ihtarı muhatabın adresten ayrılmış olması nedeniyle bila tebliğ iade edilmiş, davalı kredi kartından doğan borcunu süresinde ödemeyerek temerrüde düşmüş olup, ... ... 3249 nolu kredi kartı yönünden davalının temerrüdü isabetsiz bir şekilde mevcut hesap ekstrelerinden hareketle 23.08.2002 tarihi olarak, ... ... 5507 nolu kredi kartı yönünden ise temerrüdü 02.08.2002 tarihi olarak kabul eden bilirkişi raporunu mahkemece hükme esas alınmış, davacı Banka vekilinin sonuca etkili ve esaslı itirazları üzerine ek raporda alınmamıştır.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davalının sözleşme hükümleri çerçevesinde adres değişikliğini davacı Bankaya bildirilmemesi karşısında temerrüt tarihi hesap kat tarihi olan 16.01.2003 olarak kabul edilmek, bu bağlamda davacı vekilinin sonuca etkili itirazlarını da karşılayan içinde bankacılık hukukunda uzman bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi kurulundan ek rapor alınmak ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken yanlış ilkenin kabulüne dayalı bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy