(6762 S. K. m. 711)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23.10.2008 tarih ve 2007/401-2008/320 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. G. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin hamili bulunduğu çekin, süresinde bankaya ibraz edilmesine rağmen, keşidecinin ödemeden men talimatı verdiği gerekçesiyle çek bedelinin ödenmediğini, çekin arka yüzüne karşılıksız şerhi vurulmayıp TTK'nun 711/3 maddesi gereğince ödemeden men talimatı bulunduğu hususunun şerh edildiğini, keşideci hakkında çekin bankaya ibraz tarihinde karşılığı bulunduğu, keşidecinin karşılıksız çek keşide etmek kastı bulunmadığı gerekçesiyle karşılıksız çek keşide etmek suçundan beraat kararı verildiğini, borçlu şirket hakkında yapılan icra takibinde şirket borca batık olduğu için herhangi bir tahsilat yapamadıklarını, ibraz anında çek karşılığı olmasına rağmen ödeme yapmayan davalı bankanın müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek, 7.000,00 YTL'nin ibraz tarihi olan 19.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çek keşidecisinin 18.10.2007 tarihinde ödemeden men talimatı verdiğini, müvekkili bankanın bu talimat doğrultusunda çeki ödemediğini, müvekkili bankanın bu talimat ile bağlı olduğunu savunarak, davanın reddini istenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nun 711. maddesine göre keşideci, muhatabı ödemeden men etmişse, muhatabın bu talimata uymasının onu hamile karşı sorumlu kılmadığı, aksine davranması durumunda keşideciye karşı sorumlu olacağı, ayrıca davacının çeke dayanarak keşideci ve cirantaya karşı yaptığı icra takibinin kesinleştiği, borçlu şirket temsilcisinin borcu ödemeyi taahhüt ettiği ve aynı borca M. G.'in icra kefili olduğu, aynı alacağın davalı bankadan talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1,55 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy