(1086 S. K. m. 427, 432)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Şişli Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.05.2008 gün ve 2005/81-2008/236 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatif eski yönetim kurulu üyesi olan müvekkilinin davalı kooperatifin devam eden inşaatının mimarı projesini de yaptığını ve projenin teknik uygulama sorumlusu (TUS) olduğunu, müvekkiline huzur hakkı ile birlikte diğer hizmet bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek, (11.055.105.000) TL proje yapım bedeli, (11.295.000.000) TL (TUS) ücreti, (2.000.000.000) TL masraf, (4.000.000.000) TL huzur hakkı bedelinin temerrüt faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce mahkemece davacının huzur hakkı alacağının doğru hesaplanmadığı, huzur hakkı alacaklarının kooperatife yapılacak aidat ödemelerine mahsup edileceğine ilişkin yönetim kurulu kararının bulunduğu, buna göre davacının huzur hakkı alacağının hesaplanması gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporuna göre davacının huzur hakkı alacağının aidat ödemelerine mahsup edilmesi ile bakiye 6.664,73 YTL alacağı kaldığı, ancak davacının 4.000 YTL talep ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 24.350,10 YTL'nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava, eski yönetim kurulu üyesi olan davacının huzur hakkı ve kooperatif inşaatlarının mimari projesini yapmasından kaynaklanan alacağının davalı kooperatiften tahsili istemine ilişkindir.
HUMK'nun 427/1. maddesinin 2. cümlesi uyarınca, kanun yoluna başvuranın, aleyhine kanun yoluna başvurduğu kararın kaldırılması veya değiştirilmesinde korunmaya değer bir hukuki menfaatinin bulunması gerekir.
Somut olayda, davacının davadaki tüm taleplerinin kabul edildiği ve temyiz dilekçesinin de herhangi bir gerekçeyi içermediği anlaşılmakla, davacının yaptığı temyizde hukuki menfaat bulunmadığı sonucuna varılmış olup, davacının temyiz isteminin HUMK'nun 432/4. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 3,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy