(5464 S. K. m. 24)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 31.12.2008 tarih ve 2008/592-2008/730 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İ.A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanan POS cihazı sözleşmesi uyarınca davalıya ait POS cihazının müvekkilin işyerinde kullanıldığını, söz konusu cihaz ile yapılan işlemlere müşteriler tarafından itiraz edildiği iddiasıyla davalının müvekkili şirket hesabındaki meblağa bloke koyduğunu, davalıya ihtarda bulunulmasına rağmen müvekkiline ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 5.911,00 YTL'nın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, işlemlerin yapıldığı kredi kartlarının bankaları tarafından işlemlerin sahte olduğu bilgisinin iletildiğini, davacı işyerinin POS cihazı kullanması sırasında basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, müvekkilinin uğrayabileceği zararlar nedeni ile istenen meblağa bloke koyduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce davalı bankanın bloke uyguladığı tutara konu alış verişlere ilişkin olarak kart hamillerinin bankalarına uyarılarda bulunmasına rağmen kart hamillerinin bankaları tarafından yapılan işlemlerin sahteliği veya kart hamillerinin iradeleri dışında yapıldığı yönünde bir itirazın bulunmadığı, kart hamillerinin bankaları tarafından davalı banka hesaplarından çekilmiş bir paranın olmadığı, itirazların yapılması için Uluslararası Visa Beynelmilel kuralları ile tayin olunan sürelerin geçmiş olduğu, sahteliği ileri sürülmeyen ve itiraza uğramayan kartlı işlemler karşılığı olarak yatırılan tutarların taraflar arasındaki üye işyeri sözleşmesi hükümleri uyarınca davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne 5.900,00 YTL'nın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 270,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy