(1086 S. K. m. 17, 45)
Taraflar arasında görülen davada; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19.03.2008 tarih ve 2007/233-2008/63 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18.01.2011 gününde davacı avukatı B. T. geldi, davetiye tebliğine rağmen davalılar avukatı duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A. D. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinden yüksek faiz getireceği ve istendiği an geri ödeneceği garantisi ile 30.03.2000 tarihinde (57.905) DM. tahsil edildiğini, müvekkiline yatırdığı para karşılığı verilen makbuzların daha sonra geri alınarak yerine Ortaklık Durum Belgesi ve Ortaklık ve Hisse Senedi Takip Formu adlı belgeler verildiğini, bir süre sonra da müvekkiline bu paranın geri ödenmesinin mümkün olmadığının bildirildiğini, davalıların Bankacılık Kanunu'na aykırı şekilde mevduat topladığını, SPK.'na aykırı olarak aracılık faaliyetinde bulunup hisse senetlerini halka arz ettiklerini, davalı H. ve dava dışı diğer yöneticilerin cürüm işlemek amacıyla çete oluşturmak suçundan yargılandıklarını, şirket defterlerinin de usulüne uygun tutulmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirketle ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitini, şimdilik (57.905) DM. karşılığı (50.579,50).-TL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacı tarafından davalılardan ................İnş. A.Ş.'ne para ödendiği, davalılar tarafından da davacının anılan şirketin ortağı olduğunun kabul edildiği ve davacıya 30.03.2000 tarihli ortaklık belgesi verildiği, davanın bu yönüyle HUMK.'nun 17. maddesi uyarınca anılan davalı şirketin sicil kaydının bulunduğu Konya'da görülmesinin gerektiği, anılan ortaklık belgesi ile diğer davalıların bir ilişkisinin bulunmadığı gerekçesiyle .............İnş. A.Ş. yönünden mahkemenin yetkisizliğine ve bu davalı yönünden dosyanın ayrılarak kararın kesinleşmesi ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, diğer davalılar hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve davalılardan .............İnşaat San. A.Ş. aleyhine açılan davada verilen yetkisizlik kararına yönelik temyiz itirazının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Ancak mahkemece, davalı .............İnşaat A.Ş. yönünden yetkisizlik kararı, diğer davalılar yönünden ise davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş ise de davacı taraf dava dilekçesinde ve yargılama sırasında, davalılar aleyhindeki davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğunu ileri sürmüştür. Gerçekten de HUMK.'nun 45/3. maddesi uyarınca davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır. Bu durum karşısında mahkemece, davacı tarafın iddiaları ile davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu ve bu nedenle davaların birlikte görülmesi gerektiği nazara alınarak, tüm davalılar hakkında yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken, davalı H. ve davalı .............Holding A.Ş. yönünden husumet nedeniyle ret kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin mahkemece verilen yetkisizlik kararına yönelik temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı H. ve davalı .............Holding A.Ş.'ne yönelik sair temyiz itirazlarının bozma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir edilen 825.00.-TL duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.01.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy