(4721 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.11.2008 tarih ve 2008/40-2008/121 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. Y. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili adına tescilli “Ö..” markasına ve ticaret unvanına tecavüz ettiğini ileri sürerek, ticaret unvanına ve markaya tecavüzün tespitini, önlenmesini, davalı unvanındaki “Ö..” ibaresinin silinmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 13/11/1997 tarihinden beri İzmir Ticaret Odasına kayıtlı olan müvekkilinin unvanında davacının unvanından ayırt edilecek ekler olduğunu, iltibasın bulunmadığını, farklı sektörlerde olduklarını savunarak, zamanaşımı yönünden ve esastan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının kuruluş tarihi 16/02/1982’den beri ticaret unvanında “Ö..” kılavuz sözcüğünü kullandığı, davalı şirketin 02/12/1997 tarihinde kurularak 31/10/2001 tarihinde ticaret unvanının “Ö…… İnşaat Tekstil Gıda Ürünleri Kuyumculuk Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti.” olarak ilan edildiği, davacının öncelik ve üstünlük hakkının bulunduğu, davalının “Ö..” unvanının tüketicinin yanılmasına yol açacağı doğruysa da tescillenmiş ticaret unvanının kullanılması bakımından haksız eylemde bulunduğunun kabul edilmeyeceği gerekçesiyle, davalının ticaret unvanından “Ö..” kılavuz kelimesinin terkinine, ticaret unvanına ve markaya tecavüzün, haksız rekabetin tespiti talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, markaya ve unvana tecavüzün tespiti ile ticaret unvanının terkini istemine ilişkindir. Dosya içeriğinden davalı şirketin dava konusu edilen ticari unvanını 2001 yılında aldığı, iş bu davanın ise 26.03.2008 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Her ne kadar Türk Ticaret Kanunu’nun 41. ve devamı maddeleri uyarınca tüzel kişi tacirlerin ticaret unvanı alırken daha önce tescilli unvanlarla ayırt edici ilaveleri yapması gerekir ise de, dava konusu olayda olduğu gibi, davalının ticaret unvanını almasından sonra karşı tarafın uzunca bir süre bu duruma ses çıkarmaması halinde sessiz kalma suretiyle hak kaybı olacağından MK.’nun 2. maddesi uyarınca ticaret unvanının terkinine ilişkin böyle bir davanın dinlenmesi mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece terkine ilişkin talebin bu gerekçelerle reddine karar vermek gerekirken, kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)