(818 S. K. m. 101)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.09.2008 tarih ve 2004/1101 - 2008/1023 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı S.S. E... Konut Yapı Kooperatifinin ortağı olduğunu, zemin kat 1 numaralı dairenin müvekkiline isabet ettiğini ancak dairenin altına mimari projeye aykırı olarak su deposu ve hidrofor konulduğunu, aykırılığın giderilmesi için tasfiye halindeki kooperatif aleyhine dava açtıklarını, mahkemece, projeye aykırılığın masrafı davalıya ait olmak üzere giderilmesine karar verildiğini, karardan sonra tasfiye kurulu üyesi olan davalıların kararın kesinleşmesini beklemeden kooperatifin tasfiyesini tamamladıklarını, kooperatifin ihyası için dava açtıklarını ancak sonucunun beklenmesinin müvekkilinin zararına olacağını, davalıların müvekkilinin zararından şahsen sorumlu olduklarının ileri sürerek, 2.500,00 TL'nın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı E. E., husumet, derdestlik ve esas yönünden davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemece dava dışı kooperatifin ihyasına karar verildiğinden davacı tarafından kooperatif aleyhine açılan projeye aykırılığın giderilmesi davasında verilen kararının infazının mümkün hale geldiği bu nedenle tasfiye kurulu üyelerinin şahsi sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı tarafça, kasada para olduğu halde bunun kendisi için bekletilmeyerek başkalarına ödendiği hususunun iddia ve ispat edilmemesine göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1,60 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy