(818 S. K. m. 61)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İskenderun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 07.10.2008 tarih ve 2006/153-2008/335 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi N. A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı bankadaki hesabından internet bankacılığı aracılığı ile havaleler yapmak suretiyle ticari faaliyetini devam ettirdiğini, 11.05.2006 tarihinde dava dışı Yücel Demir Çelik Ltd. Şti'nin davalı banka nezdindeki 223578 nolu hesabına havale yapmak isterken yanlışlıkla davalı Yılkar Demir Çelik Ltd. Şti'nin 100132 nolu hesabına 30.000,00 TL havale yaptığını, aralarında ticari ilişki bulunmayan davalıya yanlışlıkla yapılan havalenin davalı banka tarafından iade edilmemesinin sebepsiz zenginleşme oluşturduğunu ileri sürerek, 30.000,00 TL'nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, müvekkilinin diğer davalı şirkete kullandırılan kredi nedeniyle alacaklı olduğunu, şirketin hesabı üzerinde haciz bulunduğunu, basiretli bir tacir olma yükümlüğü bulunan davacının havaleyi yanlışlıkla diğer davalı şirkete yaptığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını ve müvekkilinin davada taraf sıfatının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı Yılkar Demir Çelik Ltd. Şti davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın davacıya ait parayı kullanarak sebepsiz zenginleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan banka vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Dosya kapsamına göre çekişmesiz olduğu üzere davacı internet bankacılığı aracılığıyla yaptığı havale işlemiyle davalılardan Yılkar Demir Çelik Ltd. Şti'nin diğer davalı banka nezdindeki hesaba 30.000 00 TL transfer etmiş ve bu miktar alıcının hesabına intikal etmiştir. Davalı bankanın Yılkar Demir Çelik Ltd. Şti'den aralarındaki kredi ilişkisi nedeniyle alacaklı olduğu ve hesap üzerinde haciz işlemi yapıldığı da dosya içeriğine göre sabittir. Havale bedelinin Yılkar Demir çelik Ltd. Şti. hesabına geçmesinden sonra davacının tek taraflı olarak havaleden rücu imkanı bulunmadığından ve bu nedenle de davalı Yılkar Demir Çelik Ltd. Şti'ne ait hesaba intikal eden para nedeniyle davalı bankanın sebepsiz zenginleştiği de ileri sürülemeyeceğinden davalı banka hakkındaki davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalılardan banka yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davalılardan banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 20.09.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy