(1086 S. K. m. 286) (6762 S. K. m. 1061)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nce verilen 16.10.2008 tarih ve 2007/175 - 2008/319 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesiyle sigortalanan margarin emtiasının Türkiye'den, Özbekistan'a taşınmasının davalılar tarafından üstlenildiğini, söz konusu emtiaların davalılardan MSM Ltd. Şti.'nin sorumluluğundan davalı Elkenz Ltd. Şti.'nin kiracısı bulunduğu gemiyle Ambarlı/İstanbul'dan, Rusya/İlchevsk Limanı'na taşındığını, buradan Özbekistan'a taşınan emtiaların vagona aktarılması sırasında gözetim firması UGAS LLC tarafından emtiaların bazılarının hasar gördüğünün tespit edildiğini, Özbekistan'ın Yangıyol İstasyonu'na taşınan emtiaların tahliye öncesi yapılan tespitte hasar gördüğünün belirlendiğini, toplam 6.103 TL zararın müvekkili tarafından sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 5.548,19 TL'nin 10.08.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi oranındaki temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı MSM Ltd. Şti. vekili, müvekkili şirketin taşıma konusunda aracılık yapmış olup dava dışı Railco Taşımacılık Ltd. Şti. ile anlaştığını, taşımayı yapacak firmayı seçmede gerekli özeni gösterdiğini ve sorumluluğunun bu özenle sınırlı olduğunu, ayrıca Ukrayna Demir yolarına izafeten taraflarına husumet yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, taşıyıcı sıfatı ile istiften kaynaklanan sorumluluklarının olmadığını savunarak, davanın taşıma işini yapmak için anlaştıkları Railco Taşımacılık Ltd. Şti.'ye ihbarına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Elkenz Denizcilik Ltd. Şti. vekili, davacının sigortalısı ile müvekkili arasında bir navlun sözleşmesi olmadığını, malların MMS şirketince taşındığını bu nedenle müvekkilinin değil MMS şirketinin sorumluluğuna gidilebileceğini, malların hasar gördüğüne dair taraflarına ihbar yapılmadığını, taşımaya ilişkin konşimentolardaki yükleten veya taşıtan tarafından istiflenmiş olduğundan taşıyanın konteyner içi hasardan dolayı hiçbir şekilde sorumluluğunun olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporuna göre, taşımanın konteynırlarla yapıldığı ve konşimentoda STC ve Shippers load, stow, count klozlarına yer verildiği, bu kaydın içeriğinin belli olmadığı ve yükleten tarafından sayılarak istiflendiği ve mühürlendiği" anlamına geldiği, TTK.'nun 1061 maddesi uyarınca, davacının, davalı taşıyanı sorumlu tutulabilmesi için - yükün taşıyana hasarsız teslim edildiği hususunda üzerine düşen ispat yükümlülüğünü yerine getirmesi gerektiğini, dosyada bulunan klozlar nedeniyle davalı MMS şirketinin sorumlu olamayacağı, zira istifin yükletence yapıldığı ve konteynırın kapalı olarak taşıyana teslim edildiği gerekçesiyle taşıyan sıfatına sahip olan MMS Şirketine açılan davanın reddine, Elkenz Ltd. Şti ve Ukrayna Demiryollarına izafeten açılan davanın ise dava dışı sigortalı ile aralarında navlun ilişkisi bulunmadığından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma akdinden kaynaklandığı iddia olunan tazminatın tahsiline ilişkin olup, davacı vekili, rapora itirazında, yüklemenin kendileri tarafından yapıldığına ilişkin bilirkişiler tespitinin doğru olmadığını, konteynırların istifinin satıcı firmanın deposunda yapılmadığını, gemiyle yapılan taşıma sonrasında davalının sorumluluğunda STC kaydı karşısında konteyner içinin bulunan gözetim firmasının hasar tespiti yaptığını, keza tren yolu taşıması sonrasında da ek hasar belirlemesinin yapıldığını, hasarın büyük bölümünün ikinci taşıma sırasında ve istifin davalı taşıyanda olduğu dönemde meydana geldiğini, aktarma ve istife sigortalının müdahalesinin olmadığını, konteynırların davalı tarafça istiflendiği yolunda ciddi itirazlar ileri sürdüğüne göre mahkemece özel ve teknik bilgiyi gerektiren davacı itirazları ile ilgili olarak HUMK.'nun 275 ve devamı maddeleri uyarınca ek rapor alınarak davalıların sorumluluklarının buna göre değerlendirilmesi gerekirken, ek rapor alınmadan ve bu itirazlara neden itibar edilmediği karar yerinde değerlendirilip tartışılmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı lehine BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy