(6762 S. K. m. 381)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22.10.2008 tarih ve 2006/265-2008/297 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S.G.B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, şirketin diğer ortaklarının 24.05.2006 tarihli genel kurulda, şirketin mali yapısı ve gerçek değerine göre bedelsiz sermaye artırılması mümkün iken, objektif iyi niyet ve ticari kurallara aykırı şekilde küçük hissedarların hisselerinin değerini düşürerek, tüm şirket hisselerini ele geçirmek maksadıyla bedelli sermaye artışı yoluna gittiklerini, müvekkillerinin Eskişehir 4. Noterliği 22208 numaralı ihtarnamesi ile kararı kabul etmediklerini bildirdiklerini ileri sürerek, 24.05.2006 tarihli genel kurulda alınan bedelli sermaye artırılmasına dair kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şirketin bankalara olan borcu, öz sermayesinin yetersiz olması gibi nedenlerle ekonomik şartlara uygun ve şirket ortaklarının yararına olarak sermayenin artırıldığını, aksi halde sonraki yıllarda şirketin iflasa sürükleneceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, şirket sermayesinin 04.03.2006 tarihli genel kurulunda oybirliği ile alınan kararla dağıtılmayarak şirketin finansmanına ayrıldığı, dağıtılmayan karlar yeterli olmadığı için sermaye artışına gidildiği, sermaye artırımının finansman ihtiyacını karşılamak için yapıldığı, objektif iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazının incelenmesinde dava, sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. TTK.'nun 381. maddesi genel kurul kararlarının iptalinin şartlarını ve usulünü düzenlemiş olup, anılan maddede, toplantıda hazır bulunup da karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin iptal davası açabileceği belirtilmiştir. Davacı ortak M., 24.05.2006 tarihli genel kurul toplantısına bizzat katıldığı halde usulüne uygun muhalefet şerhini tutanağa yazdırmamıştır. Artık genel kurul kararının iptalini isteyemez. Mahkemece, davacı M. yönünden bu husus nazara alınarak karar verilmek gerekirken, diğer davacılarla birlikte işbu davacı yönünden de sermaye artırımına ilişkin kararın objektif iyi niyet kurallarına aykırı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,55.-TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 20.09.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy