(6762 S. K. m. 8) (1086 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.05.2006 tarih ve 2006/61 - 2006/170 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlu Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların ortağı oldukları kooperatife müvekkili banka tarafından açılan kredinin kooperatif tarafından ortaklarına dağıtıldığını ve müvekkili bankaya kredinin teminatı olarak ortaklardan alınan müşterek ve müteselsil borç senetlerinin temlik edildiğini, bu nedenle kooperatif ortaklarının kooperatifin bankaya olan borcundan asıl borçlu sıfatıyla sorumlu bulunduklarını, davalıların sözkonusu senetten doğan borçlarını müvekkiline ödemediklerini ileri sürerek, 11.086,00 YTL alacağın dava tarih inden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya yanıt vermemişlerdir.
Mahkemece; iddia, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dayandığı müşterek ve müteselsil borç senedinde belirtilen asıl alacak miktarının 1.000.000.000 TL olduğu halde dava dilekçesinde dava tarihine kadar işlemiş olan faiz ve giderlerin de asıl alacağa eklenmek suretiyle dava değerinin 11.086,00 YTL olarak gösterildiği, dava tarihindeki asıl alacak miktarı dikkate alındığında davaya bakmanın Sulh Hukuk Mahkemesinin görev alanına girdiği sonucuna varılarak, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanın talep halinde görevli Akhisar Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmiştir. Ancak, taraflar arasındaki müşterek ve müteselsil borç senedinin 1 ve 2 nci maddeleri uyarınca davaya konu borcun yazıldığı tarihten itibaren yılsonuna ve ayrıca yılbaşından vade tarihine kadar geçen günler için belirtilen faiz oranlarından hesap ve kapitalize edilerek faizi ile birlikte kooperatife veya senedin temliki halinde temlik alan davacı Ziraat Bankasına ödeneceği kararlaştırılmıştır. TTK'nun 8/3. maddesi uyarınca böyle bir düzenlemenin tarafları bağlayacağı kuşkusuzdur. O halde, davaya konu alacağın faiz alacağına ilişkin kısmının da HUMK'nun 1/2 nci maddesi kapsamında görevin belirlenmesinde dikkate alınmayacak olan temerrüt faizi niteliğinde bulunmayıp, yasa ve sözleşme hükümlerine göre açıklanan dönemlerin sonunda anaparaya dönüşmüş asıl alacak olduğunun kabulü gerektiğinden mahkeme işbu davada görevli bulunup, yargılamaya devam olunarak işin esasına girilmesi ve taraf kanıtlarının toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.09.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy