(6762 S. K. m. 1283)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17/12/2008 tarih ve 2008/94-2008/391 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi N. A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda, müvekkili murisinin 26.12.2006 tarihinde geçirdiği trafik kazasında vefat ettiğini, sağlığında davalı şirket nezdinde müvekkili lehine üç ayrı ferdi kaza sigorta poliçe si düzenlettiğini ancak davalının sadece bir poliçeden kaynaklanan sorumluğunu yerine getirdiğini, diğer iki poliçe bedellerinin tahsili için başlatılan icra takiplerine davalı itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve % 40 inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle birleşen itirazın iptali davasının alacak davası olarak devamını istemiştir.
Davalı vekili, poliçedeki özel düzenleme ile çifte sigorta durumunda sadece en yüksek poliçe bedelinin ödeneceğini, müteveffanın kaza anında alkollü bulunması nedeniyle rizikonun teminat dışı olduğunu ve 2164550 nolu poliçe nedeniyle 20.000,00 TL'lik tek ödemenin lütuf ödemesi olarak gerçekleştirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının poliçeye çifte sigorta durumunda sadece en yüksek poliçe bedelinin ödeneceği yönünde özel şart koymasının zarar miktarını düşürmeye yönelik olması nedeniyle geçerli olmayacağı ve kaza nedeniyle bir poliçe için ödemede bulunan davalının artık diğer iki poliçe açısından rizikonun teminat dışı olduğunu ileri süremeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirket nezdinde Ferdi Kaza Sigorta Poliçesiyle sigortalı muris Uğur Özdemir'in meydana gelen kaza neticesinde vefatında poliçe teminatının mirasçı davacıya ödenmesi istemine ilişkindir.
Muris tarafından yaptırılan üç ayrı sigorta poliçesinden biri olan 2164550 nolu poliçe nedeniyle davacıya işbu davadan önce sigorta şirketince ödeme yapılmış, davaya konu diğer iki poliçenin ise murisin kaza anında aşikar alkollü olması nedeniyle rizikonun teminat dışı olduğu, ancak ödenen poliçe açısından lütuf ödemesi yapıldığı savunulmuştur. Sigorta şirketi tarafından poliçe teminat kapsamı dışında yapılan lütuf ödemesi (Ex Gratia), sigorta kapsamında olmayan bir durumun sigorta kapsamına alındığı anlamına gelmez. Bir sigorta poliçesi nedeniyle sigorta şirketi tarafından yapılan lütuf ödemesi, birbirinden bağımsız ayrı sözleşmeler olan diğer iki ferdi kaza poliçesi açısından da sigorta şirketinin rizikoyu teminata dahil olduğunu kabul etiği anlamında yorumlanamayacağından mahkemenin aksi yöndeki yazılı gerekçesi yerinde görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece, sigortalının kanında saptanan 0, 28 oranındaki alkol miktarının poliçe genel şartlarından 4/d maddesinde bahsi geçen ve teminat dışı haller arasında sayılan aşikar sarhoşluk olarak nitelenmesinin mümkün olup olmadığının belirlenmesi için aralarında iki teknik bilirkişi ve bir nöroloji uzmanından rapor alınarak davaya konu iki poliçe açısından trafik kazasının teminat kapsamında olup olmadığının belirlenmesi ve hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, noksan inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy