(818 S. K. m. 250)
Taraflar arasında görülen davada Bartın 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.05.2008 tarih ve 2008/188 - 2008/249 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ….. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan ihale yolu ile işletmeciliğini aldığı İnkumundaki orman içi dinlenme tesislerinde 07.04.2004 tarihinde heyelan meydana gelmesi nedeniyle 2004 yılı kira bedeli 19.233.437.500.-TL KDV'nin indirilerek 10.000.000.000.-TL olarak sözleşmenin uyarlanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, istemin kira sözleşmesinin uyarlanması olduğu, geçmişe yönelik olarak uyarlama yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, anılan bu karar davacı vekilinin temyizi üzerine önce onanmış, daha sonra karar düzeltme isteğinin kabulü ile davanın BK’nun 250 nci maddesine dayalı dava olduğu, işin esasına girilmesi gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bu kere taraflar arasındaki sözleşmenin Devlet İhale Kanuna göre yapıldığı, kira bedelini belirlemedikleri, fiyatın yapılan ihale sonucunda oluştuğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 46 ncı maddesinde sözleşmeye BK’nun ve 6570 sayılı Kanun uygulanmayacağının kararlaştırıldığı gerekçesiyle davanın reddi yönünde hüküm kurarak önceki kararda direnilmesine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine, önceki hükümden ayrı bir gerekçe ile direnme kararı verildiğinden bahisle dosya temyiz incelemesi için Hukuk Genel Kurulu'nca Dairemiz'e gönderilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kira bedelinin indirilmesi istemine ilişkindir. Üzerinde sekiz adet bungolow tipi ev olan davalıya ait alanın davacıya ihale suretiyle kiralandığı, sözleşmeye konu yerde 07.04.2004 tarihinde heyelan meydana geldiği, iki adet evin hasara uğradığı hususları uyuşmazlık konusu değildir. Davacının başvurusu üzerine, davalının 2004 yılı kira bedelinden bu nedenle bir miktar indirime gittiği de dosya kapsamıyla sabittir. Davacı taraf, bu indirimi yeterli bulmayarak iş bu davasını açmış, kira bedelinin daha fazla indirilmesi gerektiğini iddia etmiştir. Bu dava, esasen BK’nun 250 nci maddesinde ifadesini bulan bir davadır. Her ne kadar, taraflar arasındaki sözleşmenin 46 ncı maddesinde 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkındaki Kanun ile Borçlar Kanunu’nun hükümlerinin uygulanmayacağı kararlaştırılmış ise de aynı sözleşmenin 70 nci maddesinde yangın, sel, deprem gibi doğal afetlerin mücbir sebep sayılacağı, 71 nci maddesinde ise mücbir sebepler olmadıkça şartların aynen uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Kiralananın mücbir sebep sayılacak bir nedenden dolayı zarara uğradığı sabit olduğuna göre, uyuşmazlığın aynı zamanda genel hükümler çerçevesinde de çözümlenmesi mümkündür. Bir an için somut uyuşmazlığa BK’nun genel hükümlerinin uygulanmayacağı benimsense bile,heyelan nedeniyle kiralanandan beklenen faydayı yeterli şekilde elde edemeyecek kusursuz davacının, hak ve nesafet kuralları gereği kira bedelinden bir miktar indirim talep etme hakkının doğduğunun kabulü gerekir. Esasen, davalı da böyle bir indirime gitmiş olup, davacı açtığı bu davada yapılan indirimin yetersiz olduğunu iddia etmiştir. Bu durum karşısında, iddia ve savunma değerlendirilip, taraf kanıtlarının toplanması, işin esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.01.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)