(818 S. K. m. 104)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.02.2008 tarih ve 2005/297 - 2008/110 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların müvekkili kooperatifte yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptıkları dönemde, bazı ortaklarla anasözleşme ve kanuna aykırı sözleşmeler düzenleyerek aldıkları paralar ile bazı ortakların davalı K.'ın şahsi hesabına gönderdikleri aidatlar ve ortaklardan makbuz karşılığı tahsil edilen bazı aidatları kooperatif hesabına yatırmadıklarını, davalı K.'ın, ayrılan ortağa ödenmek üzere kooperatif kasasından çektiği paranın ilgilisine ödenmediğini, ortaklardan tahsil edilen bazı aidatların hesaplara geç yatırılması nedeniyle kooperatifin zarara uğradığını, davalıların yönetim kurulu üyeliklerinin sona ermesinden sonra kooperatif hesabından para çektiklerini ileri sürerek, 44.749,00.TL'nın davalıların zimmetine geçtiği tarihten itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerince, ortaklardan tahsil edilen paraların süresinde hesaplara yatırıldığını, ayrılan ortağa ödenmek için çekilen paranın ilgilisine ödendiğini, yöneticilik görevinin sona ermesinden sonra kooperatif hesabından para çekilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların davacı kooperatifin yöneticisi oldukları dönemde ortaklardan tahsil ettikleri bir kısım aidatları kooperatif hesaplarına yatırmadıkları, bir kısmını geç yatırdıkları, ayrılan ortağa ödenmek üzere kooperatif hesabından çekilen paranın ödenmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 20.260,35 TL asıl alacağın davalı K. ve A.'ten (davalı A. 'in 15.440,00.-TL'sı ile sınırlı sorumlu olmak üzere), 26.960,07 TL birikmiş faiz alacağının davalılardan (davalı K.'ın 24.488,65 TL.'sı, davalı M'in 1.215,30 TL'sı ile sınırlı sorumlu olmak üzere) dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kooperatif yönetim kurulu üyesi olan davalıların görevde bulundukları dönemde kooperatifi zarara uğrattıkları iddiasına dayalı tazminat davasıdır. Davacı kooperatif davalıların yönetimde bulunduğu dönemde, bazı ortaklarla yetkisiz şekilde anahtar teslimi sözleşme yaparak aldıkları paraları kooperatif hesaplarına yatırmadıkları, ayrılan ortağa ödenmek üzere kasadan çekilen parayı ödemeyerek uhdelerinde tuttukları, kooperatif aidatı olarak tahsil edilen ve ortaklarca davalıların şahsi hesaplarına aidat borcu için gönderilen paraların kooperatif kasasına aktarılmadığı, davalıların yönetimden ayrıldıktan sonra kooperatif hesaplarından para çektikleri iddiasına dayalı olarak bu kalemlerden oluşan alacak için davalıların bu paralan zimmetlerine geçirdikleri tarihten itibaren faiz talebinde bulunmuştur. Davacı vekili, faiz başlangıç tarihini, davalıların paraları zimmetine geçirdiği tarih olarak belirlemiştir. Eylem tarihi ile dava tarihi arasındaki birikmiş temerrüt faiz alacağına yönelik harcı ödenerek açılmış bir dava bulunmamaktadır. Diğer bir anlatımla, anılan kalemler yönünden işlemiş faiz için harcı ödenerek, bu miktarın müdeabih haline getirildiği bir dava mevcut değildir. Bu durumda mahkemece, tespit edilen alacak kalemleri için davacı vekilinin talebine göre olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, harcı ödenerek müddeabih haline getirilmeyen bu miktar faiz alacağının hesaplanarak hüküm altına alınması doğru olmadığı gibi, hükmedilen bu kısım temerrüt faizi niteliğinde olmasına rağmen BK.'nun 104/son maddesine aykırı olarak bu miktara da dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 25.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy