(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 04.11.2008 tarih ve 2008/373-2008/556 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 12.680,00 TL'nin altında bulunduğundan HUMK'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin hamili bulunduğu, 1.500.-USD bedelli 05.09.2001 tarihli çeki tahsil için bankaya verdiğini, davalının tahsil edip. 10.10.2001 günü çek bedelini ödediğini, bir yıl geçtikten sonra 09.01.2003 tarihli ihtarname ile davalının, müvekkile sehven ödeme yaptığını ileri sürüp, bedeli geri istediğini ve çek aslının kaybolduğunu bildirdiğini, bir yıl geçtikten sonra bedelin iadesinin istenemeyeceğinin davalıya müvekkilince bildirilmesi üzerine davalının müvekkili aleyhine 2003 yılında başlattığı takip baskısı altında, esasen borçlu olmadığı meblağı 3.100.400.000.-TL olarak ödemek zorunda kaldığını, çek karşılıksız olsa idi çek aslının davalıda olması gerektiğini, şayet çek kaybolmuş ise bunun sorumlusunun davalı olduğunu, tahsilde hata varsa ancak 1 yıl içinde geri istenebileceğini ileri sürerek, 3.100.400.000 -TL'nin faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalı bankanın karşılığı olmadığı halde çeki ibraz eden hamil davacı ya karşılıksız kaşesi vurmaksızın ödediği, karşılıksız kaşesi olmadığından davacı hamilin diğer borçlulara en azından keşideciye başvuru hakkını ortadan kaldırdığı, buna rağmen davalının yaptığı icra takibi sonucu ödemiş olduğu parayı geri aldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin müşteri hesapları ile ilgili olduğu, davalı bankanın hesapta karşılığı olmadığı halde dava dışı keşidecinin verdiği bu çeki hamile ödediği, bu ödemenin değişik hukuki nedenlere dayanmasının ödenen paranın geri istenmesini sağlamayacağı, örneğin banka müşterisi olan keşideciye açıktan kullandırdığı kredi karşılığı olabileceği veya vekaletsiz iş görme niteliğinde de olabileceği düşünüldüğünde nedensiz zenginleşenin hamil olmayacağı, çek keşidecisi bulunduğu, davalının keşideciden istemesi gereken meblağı hamil durumundaki davacıdan tahsil ettiği, talebinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne. 3.100.40 YTL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 142,16 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy