(818 S. K. m. 60)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 24.06.2008 tarih ve 2008/38-2008/290 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Duygu Süzer tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili tarafından ithal edilen 41 koli (22510 adet) Romanson marka saatin 04/02/1997 tarihinde THY'nin Tokyo-İstanbul parkurunda taşındığını, 2 koli (1160 adet) saatin THY'nin yer hizmetlerinde çalışan diğer davalı 4 kişi tarafından çalındığı ve gümrük işlemi yapılmadan ülkeye sokulduğunu, teslim edilmeyen 1160 saatten dolayı müvekkilinin maddi ve manevi zarar gördüğünü iddia ederek, şimdilik 100.000.000 TL saat bedeli. 50.000.000 TL kazanç kaybı (09/02/2004 tarihli ıslah dilekçesiyle toplam 15.080.000.000 TL saat bedeli, 3.016.000.000 TL kazanç kaybı) 20.000.000.000 TL manevi tazminatın 15/01/1999 ihtarname tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı H. K. ve Ö. D. vekili, davanın 1 yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığını, asayiş şubesince 1054 saatin davacı ya teslim edildiğini, davacının şikayetinden vazgeçtiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı THY vekili, 1160 saatten 1054 adedinin yakalanıp 3864 sayılı yasa uyarınca 02/06/1998 tarihinde açık arttırma sonucu 3.319.000.000 TL bedelle satıldığını, satış bedelinin Tasiş'ten teslim alabilmesi için Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinden karar verilmesi gerektiğinin davacıya bildirildiğini, bu konuda talepte bulunmayan davalının ihmali olduğu, davanın iki yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını, taşıma senedinde değer belirtilmediğinden sınırlı sorumluluğun söz konusu olduğunu, ihbar yükümlülüğünün de yerine getirilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı, M. S. U. vekili, müvekkilinin saatlerin çalındığını emniyette öğrendiğini, hırsızlık olayıyla ilgisinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, taşımayı gerçekleştiren THY'ye ait uçağın İstanbul'a geliş tarihi 04/02/1997 tarihinden dava tarihi olan 23/10/2000 tarihine kadar Varşova Konvansiyonunun 29. maddesine göre 2 yıllık hak düşürücü sürede açılmayan davanın davalı TİHY yönünden reddine, Davalılar H., Ö. ve İ.'ın davacı ile taşıma ilişkisi içinde olmadığı, eylemlerinin haksız fiil olduğu, BK'nun 60/2 maddesi gereğince daha uzun zamanaşımı süresi öngören ceza davasında eylemlerinin ferdi kaçakçılık olarak nitelendirildiği ve 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, ıslah dilekçesiyle talep edilen miktar yönünden zamanaşımı süresi dolduğundan 100 YTL mal bedeli, 50 YTL kar kaybının bu davalılardan tahsiline, davalı M. hakkındaki önce verilen karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat ve ıslah dilekçesi ile arttırılan talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve mahkemece ıslah tarihi itibarıyla BK'nun 60/2. maddesi gereğince olayda uygulanması gereken ceza zamanaşımı süresinin geçtiği anlaşılmakla, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy