(1163 S. K. m. 16)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22.10.2008 tarih ve 2008/290-2008/492 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalılardan kooperatif ve N. Ö. vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.04.2010 gününde davacı avukatı Bahar Varol Tüfekçioğlu ile davalılar T.H. S.S.Çankaya Konut Kooperatifi avukatı Aysel Armutçu ve davalılardan N. Ö. avukatı Nurten Sazan gelip, diğer davalılar avukatları tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, davalı kooperatifin ortağı olan müvekkiline kura sonucu E-1 Blok 3 nolu dairenin isabet ettiğini, davacının haberi olmaksızın kooperatif ortaklığını davalı A.'e A.'in de ortaklık payını N.'a devrettiğini öğrendiğini, davalı A. ile müvekkili arasında ortaklık hisse devri sözleşmesi yapılmadığını, tek sözleşmenin taliki şartta bağlı bir devir taahhüdü olduğunu ileri sürerek, her iki devre ilişkin işlemlerin iptali ile müvekkilinin ortaklığının tespitini istemiş, ıslah dilekçesi ile de asıl isteme ek olarak davalı N. adına yapılan tescilinin iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan kooperatif vekili, davacının yasal süre içerisinde itiraz ya da dava hakkını kullanmadığını, hiçbir ödemede bulunmayan davacının üyeliğinin düşmesinden 3.5 yıl sonra açtığı davanın süresinde olmadığını, davacı adına davacının işvereni olan diğer davalı A.'in zaman zaman ödemede bulunduğunu davacının ihracından boşalan üyelik için yeni ortak olarak davalı A.'in ortaklığa kabul edildiğini, daha sonra A.'in birikmiş ve devam etmekte olan aidat, şerefiye vs. borçlarını ödediğini, davalı A.'in de ortaklığını 25.12.2001 tarihinde davalı N.'a devrettiğini, devirden sonraki aidat ve kredi borcu ödemelerini yeni üyenin yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı N. vekili, müvekkilinin iyiniyetli olarak dava konusu ortaklığı diğer davalıdan devraldığını, devirden sonra aidatları muntazaman ödediğini, ince işlerini dahi yaptırdığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, davalı kooperatifin ortağı olan müvekkilinin hukuka aykırı şekilde 20.01.2001 tarihli yönetim kurulu kararı ile ihraç edildiğini, bu durumun asıl davaya sunulan belgelerden öğrenildiğini iddia ederek, ihraç kararının iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının kendisinin bildirdiği işyeri adresine ihraç kararının bildirildiğini, yasal süre içerisinde itiraz ya da dava yoluna başvurmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacıya gönderilen uyarı ve ihraç kararına ilişkin adresin aynı zamanda davalı A.'in de adresi olduğu, davalı kooperatifçe uyarıların ve ihraç kararının tebliğ edildiğinin kanıtlanamadığı, 24.01.2001 tarihli yazının davalı A.'e tebliğ edildiği, haricen öğrenmenin sonuca etkili olmayıp davanın süresinde açıldığı, davacıya ihraç kararına ilişkin uyarıların usulüne uygun tebliğ edilmediği, yönetim kurulunun 20.01.2001 tarihinde ihraca karar vermesine rağmen davacının 2.4.2001 tarihinde kura çekmesine olanak tanınması ve 30.4.2001 tarihinde davacının hissesinin davalı A.'e devrine ilişkin karar oluşturması gözetildiğinde ihraç kararının iptalinin gerektiği, davalı A.'in kooperatife ibraz ederek davacının üyeliğinin devrini sağladığı 9.8.1996 tarihli belgenin içerik olarak davacının hissesini devrettiğini gösteren bir belge olmadığı, davalı A.'in ödemeleri davacı adına yapmasının üyeliğin A.'e devrine olanak sağlamayacağı, bu nedenle, davacının hissesinin davalı A.'e devrine ilişkin 30.04.2001 yönetim kurulu kararının iptalinin gerektiği, geçerli bir devir bulunmadığından davalı A.'in hissesini davalı N.'a devrinin de hüküm doğurmayacağı, davalı N. adına oluşturulan tapunun hükümsüz kaldığı, davacının kooperatife olan borçları nedeni ile tapunun üzerine devrini isteyemeyeceği, davalı N. adına oluşturulan tapunun iptali ile kooperatif adına tapuya tescili gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen kararın davacı vekili ile davalılardan Kooperatif ve katılma yoluyla N. vekilince temyizi üzerine Dairemizin 2006/8450 E, 2007/11292 K. sayılı ilamıyla davalı N. vekilinin temyiz istemi süre yönünden reddedilerek karar davacı ve davalılardan Kooperatif yararına bozulmuş; mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davaların kabulü ile davacının davalı Kooperatif ortağı olduğunun tespiti ile davacı hissesinin davalı A.' e ve A.'in de davalı N.'a devrine ilişkin yönetim kurulu kararının iptali ile davalı N. adına oluşturulan tapunun iptali ile davacı adına tesciline, davacının ihraç kararının iptaline karar verilmiştir.
Karar, davalı Kooperatif ve N. Ö. vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı Kooperatif vekilince ek temyiz dilekçesinde belirtilen Dairemiz kararlarının tapu kayıtlarının Kooperatif adına olması haline münhasır olup, somut uyuşmazlıkta tapu kaydının davalılardan N.'a verilmiş olması karşısında tatbik imkanının bulunmamasına göre, davalı Kooperatif ve N. Ö. vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı Kooperatif ve N. Ö. vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 750,00 TL vekalet ücretinin temyiz eden davalılardan alınarak davacıya verilmesine, temyiz harcı peşin alındığından temyiz eden davalılardan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 29.04.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy