(1163 S. K. m. 16, 27)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.11.2008 tarih ve 2008/190-2008/756 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı temsilcileri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlu Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatif yönetim kurulunun 26.3.2005 tarihli kararı ile ortaklıktan ihraç edilmiş olduklarını, sözkonusu ihraç kararının yasaya uygun tebligat işlemleri yapılmadan alınması sebebiyle geçersiz bulunduğunu ileri sürerek, müvekkilleri hakkında alınmış olan ihraç kararının iptali ile müvekkillerinin ortaklıklarının halen devam ettiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcileri, davacıların kooperatifin kuruluşundan itibaren geçen 18 yıl boyunca kooperatifle herhangi bir ilişki kurmadıklarını, hiçbir genel kurula katılmadıklarını, yapılan çağrılara rağmen ödemede bulunmadıkları gibi adres değişikliklerini dahi bildirmediklerini, bu suretle davacıların kooperatif ile bağlarının kalmadığını, 16.7.2002 tarihli genel kurul toplantısında bu durumdaki ortakların kooperatif ile ilişiklerinin kesilmesine dair karar alınmış olduğunu, yönetim kurulunca alınan davaya konu kararın anılan genel kurul kararına dayandığını, bu sebeplerle davacıların kooperatif ortağı olarak kabullerinin mümkün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ihraç kararının davacılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmemesi sebebiyle dava açılmasına ilişkin hak düşürücü süre geçmediğinden davanın esasına girildiği, somut olayda davacılara parasal yükümlülüklerini yerine getirmeleri için usulüne uygun ihtarnameler gönderilmediği, bu durumda 1163 Sayılı Kanunun 16. ve 27. maddeleri uyarınca temerrüde düştükleri kabul edilemeyeceğinden ihraçlarının hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temsilcileri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı temsilcilerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı temsilcilerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1,55 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy