(4077 S. K. m. 3) (6762 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Tüketici Mahkemesi'nce verilen 20.01.2009 tarih ve 2007/160 - 2009/4 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi asıl davada davalı birleşen davada davacı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Asıl davada davacı Ö. vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesabından bilgisi ve onayı dışında dava dışı Turan Erzurumlu lehine 2.620,00 TL havale edildiğini ileri sürerek, anılan meblağın davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-birleşen davada davacı vekili, asıl davanın reddini istemiş, birleşen davada ise; müvekkili nezdinde hesabı bulunan davalının yeterli güvenlik önlemi almaması nedeniyle dava dışı kişilerce internet üzerinden yapılan havale işlemi sonucunda çekilen 2.620,00 TL'na ilişkin olarak, davalının talebi üzerine Ankara Tüketici Sorunları Hakem Heyetinin verdiği kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, anılan hakem heyeti kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, olayın gerçekleşmesinde davacı Ö.'e atfedilecek kusur bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davalı birleşen davada davacı banka vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl dava bankacılık işleminden kaynaklanmaktadır.
4822 sayılı Kanun'la değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/e maddesinde tüketicinin Mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi", 3 (h) bendinde tüketici işleminin mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemin ifade edeceği, aynı Yasa'nın ikinci maddesinde ise bu kanunun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal veya hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birinin oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsayacağı belirtilmiştir.
Somut olayda, asıl davada davacının internet şifresi kullanarak mevduat hesabında bulunan paranın çekildiği iddia edilmiş, birleşen davada ise davacının hesabından çekilen para nedeniyle verilen Ankara Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının iptali istenmiştir. TTK'nun 4/6. maddesi uyarınca bankalar ve ödünç para verme işleri kanunlarında tanzim olunan hususlardan doğan hukuk davaları mutlak ticari dava sayılır. Bu durumda mahkemece asıl davada görevsizlik kararı verilmesi, birleşen davada ise Tüketici Sorunları Hakem Heyetinin uyuşmazlıkta görevli olmaması nedeniyle birleşen davanın kabulüne karar verilmek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru bulunmadığından mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre asıl davada davalı-birleşen davada davacı banka vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte belirtilen nedenlerle, asıl davada davalı-birleşen davada davacı banka vekilinin asıl dava ile ilgili diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.09.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy