(818 S. K. m. 41, 47)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Sungurlu Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.12.2007 tarih ve 2003/424-2007/574 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ile davalı M.T. tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.10.2010 gününde davacı avukatı E.A. geldi, davetiye tebliğine rağmen davalılar vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi D.B. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili F.K.'un 24.03.2003 tarihinde Sungurlu'ya gitmek üzere Abone Turizmden bilet aldığını, mülkiyeti davalılardan M.T.'ya ait diğer davalı İ.A.'ın sevk ve idaresindeki 34 VA 4265 plaka sayılı araca yolcu olarak bindiğini, Kırıkkale istikametinden Sungurlu istikametine hareket halinde iken yoldan çıkarak yolun sağ tarafına devrildiğini ve kazada müvekkili ile birlikte on altı kişinin daha yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde otobüs şoförünün asli ve tam kusurlu olduğunu, kaza sebebi ile müvekkilinin 25 gün iş ve güçten kalacak şekilde yaralandığını, müvekkilinin sağ kolunu kullanamadığını, maluliyete uğradığını, müvekkilinin inşaat işlerinde çalıştığını bu sebeple beden gücüne ihtiyaç duyduğunu, davalılardan İ.A.'ın araç sürücüsü olması sebebi ile M.T.'nun araç maliki, şirketin ise işleten sıfatıyla ve taşıma sözleşmesi gereğince sorumlu olduğunu ileri sürerek 500 YTL maddi tazminatın davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, müvekkilinin kaza sebebi ile üzüldüğünü ve eza çektiğini belirterek 1.500 YTL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 26.02.2004 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini açıklamış buna göre, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak müvekkilinin yapmış olduğu sağlık harcamaları için 100 YTL, müvekkilinin raporlu olduğu sürelerde uğramış olduğu zararlar için 150 YTL, müvekkilinin kaza sebebi ile malul olduğunu belirterek maluliyet için 250 YTL maddi tazminat talep ettiğini beyan etmiştir.
Davalılar Abone Otobüs İşletmesi ve M.T. vekili, aracın müvekkil şirkete kiralandığını, aracın zorunlu trafik Sigortası kasko sigortası ve koltuk sigortası olduğunu, davacının talep ettiği zararın her üç sigorta türündeki teminat miktarının çok altında olduğunu, sigorta şirketlerine müracaat edildiğinde istenen tazminat miktarlarının kendisine ödeneceğini, müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, davacının manevi tazminat talebinin dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek sigorta şirketlerinin davaya dahil edilmesini ve haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı 24.03.2003 tarihinde Abone Oto İşletme Ltd. Şti.'den seyahat için bilet aldığı, otobüs seyir halinde iken tek taraflı kaza yaparak devrildiği, kazayı yapan 34 VA 4265 plaka sayılı araç kaza tarihi itibariyle davalı M.T.'ya ait olup, araç sürücüsünün İ.A. olduğu, kaza sebebi ile davacı F.K.'un yaralandığını, vücut genel çalışma gücünün %22,2'sini kaybettiği ve iki ay süre ile iş ve gücünden geri kaldığı, kazayı yapan sürücü İ.A.'ın kazada % 100 oranında kusurlu olduğu, davacının kaza tarihi itibariyle 250,00 YTL aylık kazancının olduğu, dolayısıyla iş ve gücünden kaldığı iki aylık süredeki toplam kazanç kaybının 500,00 YTL olduğu, yargılama aşamasında Ak Sigorta tarafından davacı F.K.'a kaza sebebiyle 24.06.2005 tarihinde 6.660,00 YTL, Generali Sigorta A.Ş. tarafından da kalıcı sakatlık tazminatı adı altında 11.08.2005 tarihinde 13.225,57 YTL ödendiği, bilirkişi M.Ü.H.'in raporu dosyanın oluşuna ve hukuka uygun olduğundan hükme esas alındığı, davacı kaza sebebi ile % 22,2 oranında vücut genel çalışma gücünü kaybettiği, bu oran % 60'ın altında olduğundan zarar hesabında pasif dönemin hesaplamaya katılmamasında hukuka aykırı herhangi bir yön bulunmadığı, davacı F.'nın çalışarak ilerde emekliye ayrılması mümkün olması sebebi ile emeklilik gelirinin zararın hesabında dikkate alınmamasında herhangi bir aykırılık olmadığı, dolayısıyla davacının maddi zararları yargılama aşamasında dava dışı sigorta şirketleri tarafından karşılandığından davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davacının davasının esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının olay sebebi ile duyduğu üzüntü, vücut genel çalışma gücündeki kayıp oranı, iş ve güçten kaldığı süre, tarafların sosyal ve ekonomik durumları nazara alınarak da davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1.250 YTL manevi tazminatın 24.03.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline, her ne kadar yargılama aşamasında dava konusuz kalmış ise de, davacı dava açmakta haklı olduğu, zaten yapılan ödemelerin dava dışı üçüncü şahıslar tarafından yapıldığı anlaşıldığından yapılan yargılama giderlerinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ve davalı M.T. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dosyada bulunan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinin 27.05.2005 tarihli raporuna göre davacı geçirdiği kaza sonucu çalışma gücünün %22,2'sini kaybettiği, kaza nedeniyle 2 ay süreyle iş ve gücünden kalacak şekilde yaralandığı anlaşılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan 07.07.2007 tarihli bilirkişi raporunda, zarar görenin %60 oranı altında maluliyetinin tesbiti halinde çalışarak ileride yüksek ihtimal ile emekli olabileceği görüşü ile pasif dönem kazançlarının maddi zarar hesaplaması dışında bırakılması görüşünde oldukları belirtilerek, pasif dönem kazançları hesaplamaya alınmamıştır. Oysa Dairemizin emsal tetikteki uygulamasında, zarar ve tazminatın hesaplanması yönteminde kişinin meslekte kazanma gücü kayıp oranına göre ileride çalışıp emekli olması ihtimalinde dahi, zarar hesabında pasif dönem kazançlarının da hesaplamaya dahil edilmesi gerekir. Bu itibarla mahkemece pasif döneminde hesaplamaya dahil edilmeden davacının hak kazandığı tazminat miktarının hesaplanması doğru görülmemiş kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı M.T. vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Ancak, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davalarda, davanın kabulü ya da reddi halinde, her iki istem için de ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekir. Dava konusu olayda, mahkemece maddi tazminat istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat istemi yönünden ise kısmen kabul kararı verildiği halde karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin hükümleri dikkate alınmak suretiyle vekalet ücretine ve yargılama giderine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (i) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 06,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı M.T.'dan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 14.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy