(1163 S. K. m. 15, 17, 44)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23.01.2009 tarih ve 2007/468-2009/34 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı asil ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosya sı için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalının ortaklığından 1999 yılında ayrıldığını, ödediği aidatların iade edilmediğini ileri sürerek, 6.000.00 YTL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, istemin zamanaşımına uğradığını, davacının faiz talep hakkının da bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının istifa tarihinden sonra alacağının muaccel olabileceği en uzak sürenin 2002 Temmuz ayı olacağı, 01.08.2002 tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra 30.10.2007 tarihinde açıldığı, zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ile davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve (2) numaralı bendinin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, istifa yoluyla kooperatif ortaklığı sona eren kişinin ödemiş olduğu aidatların tahsili istemine ilişkindir. Davacının, davalı kooperatifin ortağıyken 30.11.2000 tarihli dilekçesiyle istifa ettiği, bu istifanın yönetim kurulu kararı ile 2001 yılı içinde kabul edildiği, davacının aidatlarının iade edilmediği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Mahkemece, istemin zamanaşımına uğradığı kabul edilerek yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gerek 1163 sayılı Kanunun 17 nci gerekse yapı kooperatifleri tip anasözleşmesinin 15 inci maddeleri hükümleri uyarınca kooperatiften ayrılan ortağın hakları, ortaklıktan çıktığı veya çıkarıldığı yılın bilançosu çerçevesinde iade edilir. Hakların ödenmesi ise, bu bilançonun kesinleşmesinden, başka bir anlatımla bilançonun genel kurulca kabulünden itibaren bir ay içinde mümkündür. Ayrıca, çıkan veya çıkarılan ortaklar ile mirasçılarının alacak ve hakları bunları isteyebilecekleri günden başlayarak beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Aynı Kanunun 44 üncü maddesi hükmü uyarınca da kooperatif genel kurulu olağan ve gerektiğinde olağanüstü toplanır. Olağan toplantının her hesap devresi sonundan itibaren 6 ay içinde ve en az yılda bir defa yapılması zorunludur. Bu düzenlemeye uyulmadan genel kurul yapılması, her ne kadar ilgililerin sorumluluğunu doğurursa da süre uyulmamış olunmasının genel kurulun ve alınan kararların geçerliliğine bir etkisi bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta davacının 2001 yılında ortaklıktan ayrıldığı sabittir. Ancak, 2001 yılı genel kurulunun hangi tarihte yapıldığı araştırılmamış, davacı alacağının muacceliyeti ve dolayısıyla zamanaşımı başlangıcı tahmini olarak belirlenmiştir. Bu durum karşısında, Ticaret Sicili Memurluğu ve Sanayi Bakanlığı İl Müdürlüğü'nden davalı ya ait genel kurul tutanaklarının aslı veya onaylı örneği getirtilip, gerektiğinde davalı kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak 2001 yılı genel kurulunun hangi tarihte yapıldığının tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 21,55 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 11.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy