(1086 S. K. m. 9, 21)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.01.2009 tarih ve 2008/192-2009/10 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A.T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan Yapı Kredi Finansal Kiralama A.Ş.'nin maliki, Elazığlılar Ltd. Şti.'nin işleteni, Lüks Konya Ltd. Şti.'nin bilet düzenleyeni ve A.'nin sürücüsü olduğu otobüsle yolculuk yaptığı sırada, Akçadağ ilçesi sınırları içerisinde meydana gelen tek yanlı trafik kazasında ağır yaralandığını, sağ kolunun kesildiğini, sol koluna ilişkin tedavinin devam ettiğini, olay nedeniyle büyük acılar çektiğini ileri sürerek, şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan Yapı Kredi Finansal Kiralama A.Ş. ve Lüks Konya Ltd. Şti. vekilleri davanın reddini istemiş, davalılardan Elazığlılar Ltd. Şti. vekili, yetki ilk itirazında bulunarak davanın reddini istemiş, diğer davalı ise davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, kazanın Akçadağ ilçesi sınırlarında meydana geldiği, HUMK.'nun 9/2. maddesi gereğince ...davalı birden fazla ise, dava bunlardan birinin ikametgahı mahkemesinde açılır. Şu kadar ki, kanunda dava sebebine göre davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belli edilmiş ise davaya o mahkemede bakılır. Ancak davanın, sırf davalılardan birini kendi mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı belirtiler veya başka delillerle anlaşılırsa mahkeme onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir hükmü, HUMK.'nun 21. maddesinin haksız bir fiilden mütevellit dava o fiilin vuku bulduğu mahal mahkemesinde ikame olunabilir hükmü, nazara alındığında davalıların birden fazla ve ikametgahlarının farklı yerler oluşu ile davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkemenin olmaması nazara alınarak HUMK.'nun 21. maddesinde belirtildiği şekilde haksız fiilin vuku bulduğu mahal mahkemesinde açılmasının uygun olacağı gerekçesiyle dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine, dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yetkili Açadağ Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Kural olarak HUMK.'nun 9/2. maddesi hükmü uyarınca, davalılardan birinin ikametgahı mahkemesinde davaya bakılabilecektir. Böyle bir dava, aynı maddenin ikinci cümlesi uyarınca, ortak yetkili yer (kazanın meydana geldiği yer) mahkemesinde de bakılabilirse de, bu yer mahkemesi yetkili mahkemelerden sadece biri olup, kesin yetkili bir yer mahkemesi değildir. Kamu düzenine ilişkin kesin yetkinin bulunmadığı hallerde, davalılardan birinin ikametgahı mahkemesinde dava açıldığı taktirde, tüm davalılar bakımından mahkeme yetki kazanmış olur. Böyle bir durumda, davalılardan birinin yetki itirazında bulunması halinde, yetki itirazı red edilerek, tüm davalılar bakımından davaya devam edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, davalılardan Elazığlılar Ltd. Şti. vekili olay yeri olan Akçadağ itibariyle usulüne uygun yetki itirazında bulunmuş olup, davacının bu davalıyı kendi ikametgahı mahkemesinden uzaklaştırmak amacı ile bu davayı Konya'da kötüniyetle açlığını kabule olanak yoktur. Zira bu davalı vekili, müvekkilinin merkezinin bulunduğu yerde davanın görülmesini istememektedir. YHGK.'nun Dairemizce de benimsenen uygulaması bu yöndedir. Öte yandan, mahkemece, kaza yeri mahkemesi adeta kesin yetkili bir mahkeme gibi değerlendirilerek, yazılı şekilde üstelik tüm davalılar bakımından yetkisizlik kararı verilmesi de doğru olmamıştır. Zira bu yer mahkemesi, seçimlik yer mahkemelerinden sadece biridir ve yetki itirazında bulunmayan veya usulüne uygun yetki itirazında bulunmayan diğer davalılar bakımından mahkemenin yetkisi kesinleşmiştir.
O halde mahkemece, davacının tercih hakkını davalılardan Lüks Konya Ltd. Şti.'nin ikametgahından yana kullanıp, doğru yer mahkemesinde dava açtığı kabul edilerek, tüm davalılar bakımından, yargılamaya devam edilerek esasa girilip, davanın sonuçlandırılması gerekirken, yazılı gerekçelerle ve tüm davalılar bakımından yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy