(818 S. K. m. 47)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.05.2008 tarih ve 2007/13-2008/242 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Sultan Gümüş Başaran tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinden Hakan'ın eşi ve diğer müvekkillerinin anneleri olan muris Elif Coşkun'un davalı Ahmet Kayabaşı'nın malik, diğer davalı Ümit'in sürücüsü olduğu minibüste yolcu olarak bulunmakta iken minibüsten ineceği sırada minibüsün hareket etmesi sonucu düşerek hayatını kaybettiğini, küçük Muazzez'in de annesinin kucağından düşerek yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde sürücünün tam kusurlu olduğunu, müvekkillerinin maddi ve manevi zararları doğduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkillerinin her bir için 1.000,00'er YTL olmak üzere toplam 4.000,00 YTL maddi tazminatın, yine her bir müvekkili için 15.000,00'er YTL olmak üzere toplam 60.000,00 YTL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, kazanın oluşumunda minibüs sürücüsü olan müvekkilinin kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sürücünün tam kusurlu eylemi ile davacıların murisinin ölümüne neden olduğu, bilirkişi tarafından yöntemine göre hesaplanan tazminat miktarının mahkemece de benimsendiği, davacılarının talepleri ile bağlı kalınarak 1.000,00'er YTL maddi tazminatın kabulü gerektiği, ölenin yakınlarının BK.nun 47. maddesi uyarınca manevi tazminat talep edebileceği, davacıların yaşadıkları acı ve üzüntü karşılığı 5.000,00 YTL manevi tazminatın uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacıların her biri için 1.000,00'er YTL maddi tazminatın ve davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacıların her biri için 5.000,00'er YTL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazası nedeniyle destek tazminatı istemine ilişkin olup, mahkemece hükme esas alınan 02.05.2008 tarihli ek bilirkişi raporunda hayatta kalan davacı eş Hakan Coşkun'un evlenme ihtimali %25 olarak kabul edilip buna göre destek tazminatı hesaplanmıştır. Davalı vekili bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, sağ kalan eş Hakan'ın evlenme ihtimalinin raporda belirtilen orandan çok yüksek olduğunu belirterek rapora itiraz etmiştir. Mahkemece, hayatta kalan kocanın tekrar evlenme şansının yaşı, eğitim durumu, yaşadığı sosyal çevre, ekonomik ve sosyal durumu, çocuğunun bulunup bulunmadığı, çocukları varsa bunların yaşları vb. özellikleri dikkate alınarak daha yüksek bir oran benimsenmek ve sonucuna göre tazminata hükmetmek gerekirken, davalı vekilinin itirazları nazara alınmadan davacı eşin evlenme ihtimalini %25 olarak kabul eden bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3- Davacılar yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince, olayda davacı Hakan Coşkun'un ölen kişinin eşi, diğer davacıların da ölenin çocukları olduğu, ölen kişinin davacılara yakınlığı, olay tarihi, olayın oluş şekli, kusur durumu, tarafların ekonomik ve sosyal durumu ile olayın diğer özellikleri nazara alınarak davacılar yararına daha makul bir manevi tazminata hükmetmek gerekirken davacıların her biri için 5.000,00'er YTL manevi tazminata hükmedilmesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 25.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy