(3095 S. K. m. 2) (6762 S. K. m. 3, 4, 1339)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nce verilen 18.11.2008 tarih ve 2007/220-2008/361 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.03.2011 gününde davalı avukatı L. Ş. geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A. S. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi nezdinde Yat Tekne sigorta poliçesiyle sigortalı ticari yatın Port Göcek Marinasında bağlı bulunduğu iskelede yanında bulunan Cinderella isimli teknenin kıç palamarını koparması sonucu sigortalı yata yaslanıp birçok kez çarpması neticesinde hasarlandığını ileri sürerek, 56.427,00YTL'nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasar nedeninin aniden çıkan fırtına olup mücbir sebep nedeniyle davacının rücu hakkı bulunmadığını, Marina işletmesinin kusurunun incelenmesinin gerektiğini, hasar miktarının fahiş olduğunu, müvekkilinin tacir olmaması nedeniyle avans faizi talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre davalıya ait teknenin denizcilik kurallarına uygun tedbirli bir şekilde bağlanmadığı, 4 bofor şiddetindeki rüzgarın mücbir sebep sayılamayacağı, sigortacı tarafından ödenen tazminatın piyasa rayiçlerine uygun olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1 - Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve olayın çatmadan kaynaklanmış bulunmasına göre, TTK'nun 3 ve 4 üncü maddesi hükümleri uyarınca 3095 s. Kanunun 2/2 nci maddesine göre avans oranında temerrüt faizine hükmedilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2 - Dava, davacı sigorta şirketi nezdinde Yat Tekne Sigorta Poliçesiyle sigortalı yata davalının donatanı olduğu yatın çarparak vermiş olduğu hasar bedelinin davalıdan rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece davalının ödemek zorunda bulunduğu gerçek zarar miktarının belirlenmesi yönünden bilirkişi raporu alınması gerekirken bu hususta hiçbir inceleme yapılmaksızın yazılı şekilde ve hakimin teknik bilgisiyle çözümü mümkün olmayan bir hususta sigortacının ödediği tazminatın piyasa rayicine uygun olduğu görüşüyle noksan incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy