(6762 S. K. m. 1063, 1301, 1361) (1086 S. K. m. 275, 284)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nce verilen 11.11.2008 tarih ve 2006/115-2008/353 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı donatanına izafeten gemi kaptanı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Numan Acar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilince nakliyat sigorta poliçesiyle sigortalanan 101 adet rulo saç emtiasının denizyoluyla taşındığını, taşıma esnasında ambarın su alması sonucu hasar meydana geldiğini, davalılardan mesuliyet sigorta şirketinin de hasar için teminat mektubu verdiğini, bu nedenle hasardan davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek, 38.364,68 USD'nin faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan M/V Y. Y. gemisi donatanına izafeten acentesi C. Denizcilik Tic. A.Ş. vekili, müvekkilinin taşıyan olarak gerekli özeni yüke gösterdiğini, geminin yolda kötü havaya maruz kaldığını, TTK 1063/1 maddesi uyarınca müvekkilini sorumluluğunun kalktığını, esasen yüke zarar veren bir hasarın da oluşmadığını, istenen tazminat miktarının fahiş bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalılardan sigorta şirketine izafeten V. Tic. A.Ş. vekili, müvekkilinin acente olmadığını, temsil yetkisinin bulunmadığını savunarak dava dilekçesinin asıl davalıya tebliğini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, geminin taşıma esnasında kötü havaya maruz kaldığı iddiasının doğru olmadığı, hasardan davalı taşıyıcının sorumlu olduğu ancak talep edilen hasar miktarının yüksek olduğu, emtianın temizlenmek suretiyle kullanılabileceğinden temizleme masrafı olan 10.908 USD'nin gerçek zarar miktarı olduğu, davalı karşılıklı sigorta şirketine karşı üçüncü kişini dava açma yetkisi bulunmadığından iki nolu davalının pasif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 10.908 USD'nin davalılardan taşıyan şirketten tahsiline, iki nolu davalı sigorta hakkındaki davanın ise pasif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı donatana izafeten gemi kaptanı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalılardan donatan vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava, TTK 1361. maddesi uyarınca rücuen tazminat istemine ilişkindir.
TTK'nun 1361 nci maddesi uyarınca açılan rücuen tazminat istemlerinde ödeme yapan sigorta şirketi ancak gerçek hasar tutarını zarar sorumlusundan isteyebilecektir. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, denizyoluyla taşınan emtiada riziko sonucu oluşan hasarın temizlenmesinin mümkün olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulü şeklinde hüküm kurulmuş ise de; hükme esas alınan bilirkişi raporu, uyuşmazlığın çözümü için yeterli değildir. Zira, taşınan saç emtiasındaki deniz suyu etkisinin ve yağ lekelerinin temizlenmesi şart olmamakla birlikte asit banyosundan geçirilerek temizlenmesini mümkün olduğu, bu nedenle hasarlı emtia değerinin değil, sadece temizleme maliyetinin sigorta şirketinin tazminle yükümlü olduğu gerçek zarar miktarı olduğunu belirten bilirkişiler bu sonuca kendi uzmanlıklarıyla değil, işbu dava ile irtibatı bulunmayan bir başka dosyada alınan ve akibeti belli olmayan tek kişilik bilirkişi raporuna atıfta bulunarak ulaşmışlardır. Bu şekilde konunun uzmanı olmayan bilirkişi heyetinin verdiği rapora dayalı olarak hüküm verilemeyeceği açıktır. Uyuşmazlığın bu mahiyetine göre mahkemece, öncelikle aralarında metalürji mühendisi de bulunan konusunda uzman bilirkişi kurulundan saç emtiasının niteliği, deniz suyunun ve yağ lekelerinin emtiaya etkileri, sigortalının emtiayı kullanım amacı da göz önüne alınarak temizlenmek suretiyle kullanılmasının mümkün olup olmadığı belirlenerek tarafların bilirkişi raporuna karşı itirazları da karşılanıp sonucuna göre tazmini gereken gerçek zarar miktarının tespiti gerektiğinden kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
3) Ayrıca, davalılardan P&I sigortacısına izafeten V. Mümessillik ve Ticaret A.Ş. tarafından dava konusu taşımayla ilgili yazışmalar dosyada mevcut olup, davalı sigorta şirketi tarafından davacının sigortalısı M. Boru Endüstrisi TAŞ'ne hitaben 200.000,00 USD meblağlı bir teminat mektubu verildiği dosyadaki belgeden anlaşılmaktadır. Bu durumda, TTK 1361 maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olan davalı kulüp sigorta şirketi, emtia maliki olan davacının sigortalısına teminat mektubu verdiğinden artık davalı taşıyanın sorumluluğuna gidildiği taktirde teminat mektubunda taahhüt edilen rakamla sınırlı olmak üzere sorumlu hale gelip gelmediğinin değerlendirilmesi için işbu belgenin tercümesinin yaptırılması gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde pasif husumet yokluğundan bu davalı hakkındaki davanın reddi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı donatan vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalı donatan vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın mümeyyiz taraflar yararına, 3 numaralı bentte açıklanan nedenler de davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 22.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy