(2004 S. K. m. 45, 257) (818 S. K. m. 487)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Ayvalık Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 02.12.2008 tarih ve 2008/487-2008/607 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Muteriz S. T. vekili, müvekkili hakkında mahkemece ihtiyati haciz karan verilmiş ise de ihtiyati haciz kararına konu alacağın ipotek ile temin edilmiş olduğunu, bu nedenle söz konusu ihtiyati haciz kararının ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan icra takibinin varlığı karşısında kaldırılması gerektiğini ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını istemiştir.
Alacaklı banka vekili, ihtiyati hacze itirazın hak düşürücü süre içinde yapılmadığını, ihtiyati haczin kaldırılmasını isteyen muteriz S. T.'nın borca müteselsil kefil olduğunu, Borçlar Kanunu'nun 487 nci maddesi uyarınca kefiller hakkında İİK'nun 45 nci maddesinin uygulanamayacağını, bu nedenle kefilin alacak rehinle temin edildiğinden bahisle hakkında ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğine ilişkin iddiasının yasaya, usul ve içtihatlara aykırı olduğunu savunarak, ihtiyati haciz kararına yönelik itirazın reddini istemiştir.
Mahkemece; duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucu ihtiyati haciz kararına konu alacağın ipotek ile teminat altına alınmış olduğu, alacaklının ihtiyati haciz talep etmekte hukuki bir yararının bulunmadığı, hacız tutanağı borçluya tebliğ edilmediğinden yapılan itirazın süresinde olduğu sonucuna varılarak, istemin kabulü ile ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı alacaklı banka vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı alacaklı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- İstem, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ilişkindir. Alacaklı banka tarafından borçlu ve kefiller hakkında kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsiline yönelik olarak ihtiyati haciz isteminde bulunulmuş, mahkemece ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilmiştir. İtirazda bulunan S. T. kredi sözleşmesinin kefilidir. İİK.nun 45 nci maddesine göre rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Ancak bu düzenleme asıl borçlu ile ilgilidir. Kefillere ilişkin özel düzenleme ise Borçlar Kanununun 487/1 nci maddesinde yapılmış olup, anılan madde gereğince kefil, borçlu ile beraber müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu sıfatıyla veya bu gibi diğer bir sıfatla borcun ifasını üstlenmiş ise alacaklı, asıl borçluya müracaat ve rehinleri parayı çevirtmeden önce kefil aleyhine de takibat yapabilir.
Buna göre, ipoteğin asıl borçlu lehine verilmesi halinde bu durumun anılan yasal düzenleme uyarınca kefillere başvurulmasını engellemeyeceği hususu dikkate alınarak mahkemece kredi borcuna teminat olarak verilen ipoteğin muteriz borçlu kefil S. T. lehine verilip verilmediğinin araştırılarak sonucuna göre ihtiyati haciz kararma yönelik itirazın sonuçlandırılması gerekirken, Borçlar Kanununun kefillere yönelik anılan hükmü nazara alınmadan İİK.nun 257/1 nci maddesine dayanılarak müşterek borçlu-müteselsil kefil tarafından yapılan kabul edilerek yazılı gerekçe ile ihtiyatı haczin kaldırılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı banka vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı banka vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 14.05.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy