(6762 S. K. m. 329, 405) (1086 S. K. m. 275)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.01.2009 tarih ve 2008/748-2009/70 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22.03.2011 gününde davacı avukatı A. A. Ö. ile davalı avukatı S. Y. gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A. A. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin içinde bulunduğu Yimpaş Grubu tarafından 1990 yılından itibaren Almanya başta olmak üzere birçok ülkede paranın her istendiği anda geri ödeneceği ve yüksek oranda faiz verileceği garantisi verilerek binlerce insandan mevduat toplandığını, müvekkilinden de benzer vaadler karşılığında Yimpaş Gıda Sanayi ve Ticaret AŞ Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi başlıklı belge karşılığında 20.000 DM tahsil edildiğini, ancak ihtarnameye rağmen davalı tarafından davacının ödediği paranın iade edilmediğini ileri sürerek, davacının davalı şirket ile kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, TTK, SPK, Bankalar Kanunu ve ilgili mevzuata aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, davacıdan tahsil edilen 20.000 DM (10.225,84 Euro) karşılığı 18.499,57 YTL'nın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının nominal bedeli 1.000.000 TL olan 280 hisse ile Yimpaş Gıda San ve Tic AŞ'ne, nominal değeri 50.000 TL olan 100 hisse ile de dava dışı Yimpaş Yozgat İht. Mad ve Paz Tic AŞ'ne ortak olduğunu, TTK.nun 405/2 ve 329. maddeleri gereğince davacının talep hakkı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin tasfiye halinde olmayıp, TTK.nun 405/2. maddesi gereğince sermaye olarak şirkete verdiğini davacının geri isteyemeyeceği, D. U. hakkında açılan davada ise, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan anonim şirket yönetim kurulu başkanının şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durumun mevcut olmadığı, ayrıca ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davalı şirket hakkındaki davanın esastan, davalı D. U. hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Gerçekten de TTK.'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler, pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.
Somut olayda da davacı vekili, müvekkiline 1 adet hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi imzalatılarak toplam 20.000 DM ödeme yaptığını, ancak geçerli bir şekilde davalı şirkete ortak olmadığını iddia etmektedir. Bu sözleşme Yimpaş Gıda Sanayii ve Tic AŞ unvanını taşımakta olup, devredenin A. Ç., devredilen toplam hisse bedelinin 20.000 DM olduğu açıklamalarını içermekte ve davacı ile bir başkasının imzasını taşımaktadır. Ancak, davacının imzası dışındaki imzanın davalılarla nasıl bir bağlantısının olduğuna yönelik bilgiye yer verilmemiştir. Davalılar vekili, davalının ortak olduğunu kabul ederek ortaklık pay defterlerinin davacı ya ait kısmının fotokopisini sunmuştur. Anılan bu belgelere göre, davacının Yimpaş Gıda Sanayii ve Tic AŞ ve Yimpaş Yozgat İhtiyaç Mad. Paz. San. ve Tic AŞ'nde hissesi vardır. Takasbank tarafından gönderilen yazıda da, davacı S. A.'ın Yimpaş Yozgat İhtiyaç Mad. Paz. San ve Tic AŞ'nde 100 adet, Yimpaş Gıda Sanayii ve Tic AŞ'nde de 280 adet hisse ile ortak olduğu bildirilmiştir.
Öte yandan davacı vekilince dosyaya sunulan ve Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK. duyuru ve kararlarında, davalı Şirketi n de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin, pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbankta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketlerin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerini no tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı, davalı tarafından gönderilen yazıda davacının iki şirkete ortak olduğu yazılı olduğu halde Takasbank tarafından gönderilen yazıda davacı adına Yimpaş Grup şirketlerine ait bir hisse senedi kaydına rastlanılmadığı, davalı tarafından gönderilen pay defteri fotokopilerinden bir tanesinde davacının bir kısım payları devrettiğine dair kayıt bulunması hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında çoğun içinde az da vardır kuralı gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy