(818 S. K. m. 113, 146)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 08.03.2008 tarih ve 2004/545-2007/98 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalı Ahmet G. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, durulma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalılar arasında imzalanan sözleşmelerle O. Termik Santrali'ndeki çeşitli işlerin davalılara verildiğini, davalıların isçilerinden Erdal A.'nın açtığı dava sonucunda müvekkilince toplam (6.520.461.471.-) TL tutarında ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti ödemesinde bulunulduğunu, davalılarla yapılan sözleşmeler uyarınca bu ödemeden davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar Ahmet G. vekili ile Ali B. Gıda Ltd. Şti. vekili, davanın reddini savunmuş, diğer davalılar savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı D. İnş. Ltd Şti. hakkındaki davanın takipsiz bırakıldığı ve süresi içinde yenilenmediği, BK'nun 146. maddesi uyarınca borcun mahiyetinden aksi anlaşılmadığı sürece müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan tediyeden birbirlerine karşı eşit oranda sorumlu oldukları gerekçesiyle davalı D. İnş. Ltd. Şti. hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, davalı Ahmet G. yönünden (707,06) YTL, davalı Ali B. Gıda Ltd. Şti. yönünden (1.210,25) YTL, Y. Ltd. Şti. yönünden (173,12) YTL olmak üzere toplam (2.090,43) YTL üzerinden davanın kısmen kabulüne, alacağa ödeme tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı Ahmet G. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki (2) no'lu, davalı Ahmet G. vekilinin ise (3) no'lu bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak dava, hizmet sözleşmelerine dayalı olarak davacı üst işverence dava dışı isçiye ödenen tazminatın alt işveren olan davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece BK'nun 146. maddesine dayanılarak davalıların sorumlu oldukları meblağdan ayrı ayrı 1/2 oranında indirim yapılmıştır.
Oysa davalıların tümü ile davacı arasında ayrı ayrı imzalanan hizmet sözleşmelerinin "yüklenicinin yükümlülükleri" başlıklı 7. maddesinde, yüklenici davalıların bu sözleşmeler kapsamında çalıştırdıkları tüm personelin işvereni olarak İş Kanunu, SSK Kanunu vs. mevzuata göre personelin ücret dahil tüm yasal yükümlülüklerini eksiksiz ve süresi içinde yerine getirecekleri belirtilmiştir.
O halde mahkemece, davacının dava dışı isçiye ödediği meblağın tamamım anılan hüküm uyarınca ve sorumlulukları oranında davalı yüklenicilerden talep edebileceği kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, somut olayda uygulanma yeri bulunmayan yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru olmamıştır.
3- Davalı Ahmet G. vekilinin temyizine gelince; BK'nun 113. maddesi uyarınca, ödemenin borcu sona erdirici bir işlem olması nedeniyle bu hususun yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
Somut olayda ise davalılardan Ahmet G. vekilince, dava dışı isçinin ihbar ve kıdem tazminatının müvekkilince ödenerek ibraname alındığı savunulmuş, buna ilişkin olarak da 22.02.1998 tarihli ibraname sunulmuş olmasına rağmen, mahkemece anılan ibraname değerlendirilmemiştir.
Bu durumda mahkemece, davalı Ahmet G.'nin dava dışı isçi tarafından açılan davada taraf olmadığı da gözetilmek ve sunulan ibraname işbu davada değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, anılan ibraname değerlendirilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı Ahmet G. vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Ahmet G. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacı ve davalı Ahmet G.'ye iadesine, 25.05.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy