(6100 S. K. m. 370)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.12.2008 tarih ve 2008/111-2008/153 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Duygu Süzer tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 28.12.2006 tarihli Faydalı Model Belgesi ile damper imalatında sanayide yenilik getirdiği iddiası ile küvet biçimindeki modelin ilk kendisi tarafından üretildiğinin belgelenmesini sağladığını, bu damper şeklinin yurt dışında ve ülkemizde uzun yıllardan beri üretilip, fuar ve dergilerde tanıtıldığını, davalının Ankara 4. FSHHM'nin 2008/6 Değişik İş sayılı dosyasında tespit talepli dilekçesinde, kendisinin bu damperi 1999 yılından beri yaptığını beyan ettiğini, bu beyanın dahi dava konusu damperin yenilik özelliğini ortadan kaldırdığını ileri sürerek, faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacıların müvekkilinin faydalı modelinin yenilik unsuru taşımadığı iddiasının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamından, davalının 28.12.2006 tarihli sayılı başvuru ile "pres baskılı küvet tipi araç üstü damperli kasa tertibatı" buluş başlıklı faydalı model belgesi bulunduğu, davalının 23.11.2007 tarihli davacılara gönderdiği ihtarnamede FMB'ne konu damperi 1999 yılından itibaren üretmekte olduğunu belirttiği, yine davalı vekilinin 28.02.2008 tarihli "Tespit ve İhtiyati Tedbir" istekli Ankara FSHHM'de hitaben yazdığı dilekçede müvekkil şirketin Pres Baskılı Küvet Tipi Damperi 1999 yılından itibaren üretmekte olduğunu beyan ettiği, her iki beyan ile davaya konu faydalı modelin "yenilik" özelliğinin ortadan kalktığı gerekçesiyle faydalı model belgesinin hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 18,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)