(4721 S. K. m. 2) (818 S. K. m. 355)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gölcük 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.12.2008 tarih ve 2007/129-2008/523 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.04.2011 gününde davacılar vekilinin duruşmadan vazgeçme dilekçesi de dikkate alınarak temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi D. D. B. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerine ait Edremit ilçesi Zeytinli Köyü 1051 Parsel'de bulunan taşınmazın davalı kooperatife Edremit 1. Noterliğince düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle teslim edildiğini, davalı tarafın sözleşme gereğince yerine getirilmesi gereken taahhütleri noksan ve kusurlu olarak yerine getirdiği için tespit yaptırdıklarını, yaptırılan tespit sonucunda davalı kooperatif adına Edremit 2. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde dava açtıklarını ancak kooperatifin 06.03.2005 tarihli genel kurul toplantısında kooperatifin feshine karar verildiğini ileri sürerek SS D... Yapı Kooperatifinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında görülen ve kesinleşen Edremit Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/123 Esas sayılı tapu iptali tescil davasında, taşınmazlar üzerinde ilgili kooperatif tarafça sözleşmeye uygun olarak binaların inşa edilip hak sahiplerine teslim edildiği, ortada neticelenerek kesinleşen böyle bir kararın varlığı karşısında davacı yanın kooperatifin sözleşme gereği edimlerini yerine getirmediğinden bahisle açtıkları alacak davası sebebiyle kooperatifin ihyası isteminin hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.
Kooperatif tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinme (terkin) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için de, tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekir. Şayet, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, kooperatifin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. İşte bu gibi durumlarda, kooperatif tüzel kişiliğinin ihyası için dava açılabilir. İhya davası açmakta hukuki yarar bulunmalı, bunun için tam olmasa da, kanaat uyandırıcı bazı delillerin varlığı aranmalıdır. Hiç bir neden ve açıklama gösterilmeden, bir kanıt sunulmadan, soyut, içi boş nedenlere dayalı ya da terkinden uzunca bir süre geçtikten sonra kötüniyetle, salt kooperatifi zarara uğratmak amacıyla ihya isteminde bulunulması halinde hukuki yararın bulunmadığının kabulü de gerekir. Masraf ve zaman gerektiren ihya, gerçek amacına uygun, inandırıcı nedenlere dayanılmalıdır. Bu noktada sınır, MK'nun 2 nci maddesinde yazılı dürüstlük kuralları ile çizilmelidir.
Somut olayda, davacılar Edremit 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/858 esas sayılı davada, projeye aykırı, ayıplı ve eksik iş bedelinin kooperatiften tahsili için dava açmışlardır. Mahkemece Edremit Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/123 esas sayılı dosyasında sözleşmeye uygun olarak binaların inşa edilip hak sahiplerine teslim edildiği, ortada neticelenerek kesinleşen böyle bir kararın varlığı karşısında davacı yanın kooperatifin sözleşme gereği edimlerini yerine getirmediğinden bahisle açtıkları alacak davası sebebiyle kooperatifin ihyası isteminde hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, kesinleşen Edremit Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/123 esas sayılı dosyasında talep, taşınmaz maliki davacılar adına olan taşınmazın ifrazı ile iki parselin kooperatif adına tescili istemine ilişkin olup, davacıların işbu davaya konu ettikleri hususlar o davanın konusunu oluşturmamaktadır. Bu itibarla mahkemece kooperatifin ihyasına karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy