(1086 S. K. m. 428)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.9.2008 tarih ve 2007/762-2008/346 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak tarafların vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.4.2011 gününde davacı avukatı Ökkeş Saruhan ile davalı avukatı Cengiz Kodakaloğlu gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı Banka'ya devredilen Sümerbank A.Ş. 'nin Denizli Şubesi'nde (150.000) DM tutarında mevduat hesabının bulunduğunu, 3.12.1999 tarihinde bir miktarını çektiğini ve geriye (131.575) DM parasının kaldığını, anılan bankaya el koyma sürecinde parasının müvekkilinin talimatı olmadan Efektifbank Off Shore Ltd. isimli bankaya havale edildiğinin anlaşıldığını ileri sürerek, şimdilik faiziyle birlikte (185.780) DM alacağın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
TMSF vekili, davaya müdahale talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının öncelikle hesapların adına düzenlendiği off shore bankasına başvurmadan, o banka adına işlem yaptığını ileri sürerek davalı banka aleyhine dava açamayacağı, böyle bir davanın zamansız açıldığı ve bu aşamada dinlenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle erken açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, tarafların vekilleri temyiz etmiştir.
1-) Dava, davacı tarafından yönetimine BDDK tarafından el konulmadan önce Sümerbank A.Ş. Denizli Şubesi'nde açılan hesaba yatırılan paranın Efektifbank Off-Shore Ltd. adlı paravan bankaya ait off-shore hesaba aktarıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Dosya içerisinde mevcut KKTC Ekonomi ve Turizm Bakanlığı'nın 16.3.2005 tarihli yazısında Bankanın yasal bir zorunluluk olan lisans bedelini yatırmamış olmasından dolayı bankacılık yapma lisansı bakanlık tarafından iptal edilmiş ve 7.3.2004 tarihli resmi gazetede yayınlanarak duyurulmuştur. Bankanın en son sunmuş olduğu mali raporunda yapılan incelemede KKTC Merkez Bankası'nda her hangi bir hesabı olmadığı, menkul ve gayrimenkul mal olarak ise sadece 411 Amerikan Doları değerinde bir demirbaşı olduğu görülmüştür denilmektedir. Her ne kadar davacı tarafından öncelikle off-shore bankası aleyhine dava açılmadan ve borç ödemeden aciz belgesi alınmadan işbu dava açılmış olsa da, aynı konuda Dairemize intikal eden diğer dava dosyalarında off-shore bankası hakkında başka alacaklılarca da aciz vesikası alındığı sabittir. Bu durumda, davacının alacaklarını icra yoluyla tahsil etme imkanının bulunmadığı açıkça ortaya çıkmış olup mahkemece, off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan davacının parasının, anılan hesaba havale edilmesi aşamasında davalı banka görevlilerinin telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının ve özellikle Sümerbank A.Ş. eski yöneticilerinin yargılandıkları İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2004/55 Esas sayılı ceza davasının akıbeti araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2-) Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; yukarda açıklanan bozma sebep ve kapsamına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir edilen 825.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz eden davacıya iadesine, 21.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy