(2004 S. K. m. 72)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nce verilen 11.11.2008 tarih ve 2008/262-2008/352 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.04.2011 gününde davacı avukatı Mesut Düzgünle davalı avukatı Emre Demir gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine giriştiği icra takibi sırasında haciz baskısı sonucu (35.985) TL'nı davalıya ödemek zorunda kalındığını ileri sürerek, davalıya haksız şekilde ödenen anılan meblağın ve (11.072,39) TL işlemiş faizin, asıl alacağa uygulanacak temerrüt faiziyle birlikte davalıdan istirdadını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, Dairemize ait 05.07.2007 tarihli ilama dayanılarak, davalıya taşıma rizikolarına karşı sigortalı emtianın davacının ilgilisi bulunduğu gemiyle Fildişi Sahilinden Ambarlı Limanı'na taşındığı, tahliye öncesi malda hasar tespit edilmediği, yükteki eksiklik nedeniyle taşıyanın katılımıyla düzenlenmiş bir tutanak veya ihbarın bulunmadığı, davalının noksan yük için sigortalısına ödediği tazminatı davacıdan rücuen talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1 - Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2 - Ancak, dava haciz baskısı sonucunda haksız şekilde ödendiği ileri sürülen meblağın temerrüt faiziyle birlikte istirdadı istemine ilişkindir.
Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, dava konusu çekirdek kakao emtiasının tahliyesinin 03.03.2003 tarihinde başlayıp 10.03.2003 tarihinde tamamlandığı, emtiada kısmen eksiklik kısmen de nem ve küf hasarı tespit edildiği, bu konuda gümrük memurlarınca 19.03.2003 tarihli iki adet tutanak düzenlendiği, uğranılan zararın tazmini için davacı aleyhine girişilen icra takibi sonucunda davacı tarafından davalıya 31.08.2004 tarihinde icra dosyasına ihtirazi kayıt konulmak suretiyle 24.08.2004 tarihinde (5.000) TL ve 31.08.2004 tarihinde de (30.985) TL ödendiği, 24.06.2005 tarihinde de işbu davanın açıldığı ve mahkemece emtianın davacı tarafından taşındığı kabul edildiği ve davacının hükmü gerekçe yönünden temyiz etmediği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar davalının veya onun sigortalısının, davacı taşıyana ziya veya hasarı süresinde ihbar etmediğine veya davacının iştirakiyle mahkeme veya yetkili makam yahut bu husus için resmen tayin edilmiş eksperler tarafından tespit ettirmediğine ilişkin mahkeme kabulü doğru ise de, bu durumda sadece TTK.'nun 1066/son maddesi uyarınca ziya veya hasarın davacı taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur, ancak bu karinenin aksini ispat etmek hakkı mevcuttur. Diğer bir deyişle ziya veya hasarın anılan şekilde ihbar veya tespit edilmemiş olması sadece taşıyan lehine bir karine oluşturur ise de bu karinenin aksi ispat edilebilir. Bu durum karşısında mahkemece dava konusu hasar ve noksanlık konusunda yetkili merciler önünde 19.03.2003 tarihli iki adet tutanakla yapılan ve aksi sabit oluncaya kadar geçerli kabul edilen tespitin, anılan karinenin aksini ispat hususunda yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, bu yönde bir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy