(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Tekkeköy Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.1.2009 tarih ve 2003/51-2009/8 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.4.2011 gününde davacı avukatı P. G. Y. ile davalı avukatı Y. T. gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi M. P. Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete ait fabrika sahası içerisinde yapılacak muhtelif hizmetlere ilişkin olarak açılan ihale sonucu davalının ihale ile aldığı hizmetlerin kendi elemanları eliyle yürütülmesi sırasında davalı şirketin Petrol-İş Sendikasına kayıtlı bir kısım elemanları adına anılan sendika tarafından müvekkil şirket hasım gösterilerek Tekkeköy İş Mahkemesinde açılan davalar sonucu davacıların müvekkil şirketin kadrolu elemanlarına uygulanan Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinden yararlandırılmalarının tespitine ve ücret alacağına karar verildiğini, kararların Yargıtay aşamasından da geçerek kesinleşmesi üzerine takibe konulan alacakların müvekkil şirket tarafından ilgili icra müdürlüğüne ödenmek zorunda kalındığını, müvekkil şirket tarafından davalı şirketin sendikaya kayıtlı elemanları adına ödenen ve davalı şirketin iş yaptığı dönemi kapsayan asıl alacak, faiz, mahkeme ve icra masrafları toplamı 80.557.829.208 TL'den davalı şirketle akdedilen 1.7.1996 başlangıç tarihli Muhtelif Hizmetlere İlişkin Sözleşmenin Müteahhit Sorumlulukları başlıklı 4.3. maddesi ve gerekse 1.7.2000 başlangıç tarihli Temizlik İşleri ve Servis Hizmetlerine İlişkin Sözleşmenin Yüklenicinin Yükümlülükleri başlıklı 8. maddesi hükmü gereği davalı şirketin sorumlu olduğunu ileri sürerek, söz konusu miktarın faiziyle birlikte davalıdan rücuan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkil şirketin tarafı olmadığı bir toplu iş sözleşmesinin uygulamasından doğacak sonuçlardan sorumlu tutulamayacağını, davacının yaptığı ödemeler sebebiyle müvekkili şirkete rücu etme hakkının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacının kadrolu işçileri için yaptığı toplu iş sözleşmesinin tarafı olmadığı, rücu imkanının varlığının kabul edilmesi durumunda davalının tarafı olmadığı toplu iş sözleşmesinin sonuçlarından sorumlu tutularak aldığı ihale bedelinden daha fazla ödeme yapmasının gerektiği, bunun sözleşmede düzenlenen maliyeti artıran unsurların ortaya çıkması halinde davacının aradaki farkı ödeyeceğine ilişkin hükme aykırı olduğu, bu durumda davacının sözleşmenin bütününe göre rücu imkanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirketin sendikaya kayıtlı elemanları adına yapılan ödemelerin davalıdan rücuan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında çeşitli tarihlerde akdedilmiş muhtelif hizmetlere ilişkin sözleşmeler mevcut olup, 1.7.1996 başlangıç tarihli muhtelif hizmetler ile ilgili şartnamenin müteahhidin sorumluluklarına ilişkin 4.3. maddesinde müteahhidin çalıştırdığı işçilerin işvereni olduğu, personel çalıştırmaktan mer'i kanunlar (Vergi Kanunu, SSK Kanunu, İş Kanunu, Toplu Sözleşme, Grev ve Lokavt. Sendikalar Kanunu vb.) muvacehesinde bütün yükümlülükleri ve bu kanunlardan dolayı ortaya çıkabilecek her türlü ihtilaflardan şirkete rücu edilebilecek miktarların ödenmesini müteahhidin kabul edeceği açıkça düzenlenmiş olup, yine taraflar arasında akdedilmiş bulunan 1.7.2000 başlangıç tarihli temizlik işleri ve servis hizmetleri işlerine ait şartnamenin çalışacak elemanlarla ilgili hususlar ve yüklenicinin yükümlülüklerine ilişkin 8. maddesinin n bendinde de aynı hükme yer verilmiştir. Bu durumda, sözleşmelerin anılan hükümlerinin açıklığı karşısında davacının davalının sendikaya kayıtlı işçileri adına Toplu İş Sözleşmesine dayalı olarak yaptığı ödemeyi davalıdan rücu hakkının bulunduğunun kabulüyle davacının ödemek zorunda kaldığı miktarın anılan sözleşme hükümleri uyarınca davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, mahkemece sözleşme hükümlerine aykırı düşen gerekçe doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 28.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy