(6762 S. K. m. 329, 405)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.5.2008 tarih ve 2006/201-2008/267 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ve davalı Kombassan İnşaat Tar San İşletmeleri AŞ. ve H. B. vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 4.10.2011 gününde davacı avukatı A. A. Ö. davalılar vekili Av. S. B. geldi. Davalılardan A. Ö.'e yurtdışı tebligat yapılmasına rağmen duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirket temsilcileri tarafından her istediği an geri çekilebileceği ve %20'den aşağı olmamak üzere kazanç kaybı verileceği taahhüdüyle müvekkilinden para alındığını, bir takım belgeler verildiğini, parasının ve faizinin iade edilmediğini, davalıların eyleminin T.T.K. SPK, B.K.ve Bankalar Kanunu'na aykırılık teşkil ettiğini, aralarındaki sözleşmenin geçerli olmadığını ileri sürerek, davalıların bu şekilde müvekkiline şirket hisse senedi satamayacakları ve şirket ortağı olunamayacağının tespitine, sözleşmenin geçersizliği sebebiyle 55.000 dm karşılığı 44.000 YTL'nin tahsiline, geçerli kabul edilmesi halinde aynı meblağın %20 faiziyle iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kombassan Tar. A.Ş. ile H. B. vekili, ortak davacının bir talebinin olamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının, davalı şirketin ortağı olduğu, kar payı dağıtımının yapılmadığı, paranın ortak olmak amacıyla verildiği, anonim şirketlerin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği ve rehin olarak dahi kabul edemeyeceği, ayrıca ortağın sermaye olarak verdiği şeyi geri alamayacağı, davacının ortak olduğu, bu konuda uyuşmazlık bulunmadığı, diğer davalılara husumet düşmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekiliyle katılma yoluyla davalı Kom. Tar. A.Ş. ile H. B. vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, anonim şirkete ortak olmak amacıyla verildiği ileri sürülen paranın iadesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi temel alınan bilirkişi raporu da karar vermeye elverişli değildir.
T.T.K. nun 329 ve 405 inci maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Yetkili kurulların bir kararı olmadıkça pay senetleri de nominal bedellerinin üzerinde arz edilmezler.
Somut olayda davacı taraf davalı şirkete ortak olmak amacıyla kendisinden para alındığını, iradesinin fesada uğratıldığını ileri sürmüştür. Davacı kanıtları arasında sunulan 'ortaklık durum belgesi' davalılarla ilgili bir bilgi içermemekte, davacı kimliği ile birtakım senet numaralarını taşıdığı anlaşılmaktadır. Ancak, davalı şirket kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, davacının davalı şirkete ortak olduğu, 26.9.1998 tarihinde 55.000 dm ödemesi karşılığı 1.000 adet hisse satın aldığı, dava tarihine kadar 300 hissesini devir ettiği, devredilen bu hisselerin kime, nasıl ve hangi fiyattan devredildiğinin tespit edilemediği açıklanmıştır. Ayrıca, hisse senetlerin hamiline mi yoksa nama mı olduğu yönünde kayıtlarda açıklama bulunmadığı, nominal değeri 6.000.000 TL olan 700 adet hisse karşılığı 4.200.000.000 TL ödeme yaptığının tespit edildiği bilgisine de yer verilmiştir. Davalı şirket kayıtları bir takım eksiklikler içerdiği gibi davacıya ait pay defterindeki hisse değerleriyle tahsil edildiği iddia edilen meblağ arasında tutarsızlıklar bulunmaktadır. Dairemize intikal eden benzer nitelikteki dosyalardan davalı gerçek kişiler hakkında da davacıların dilekçesinde açıklanan eylemleri sebebiyle ceza dosyası bulunduğu bilinmektedir.
Bu durum karşısında, mahkemece, ceza mahkemelerindeki dava dosyalarının kapsamlarının incelenmesi, bu davaya etkileri üzerinde durulması, sonuçlarının beklenmesinin gerekip gerekmeyeceğinin değerlendirilmesi, aralarında SPK ve Ticaret Hukuku alanında uzmanların bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturulması, davalı şirketin defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak tüm kanıtlar çerçevesinde davacının ne şekilde ortak olduğu, şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, pay senedi almak mı yoksa devir suretiyle ortak mı olduğunun tespiti, şayet yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise, davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle değerinin ne olduğunun araştırılması, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise, primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir karar bulunup bulunmadığının belirlenmesi, aksi sonuca varıldığında 'çoğun içinde az da' vardır kuralı gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2) Bozma sebep ve şekline göre, davalılar Kombassan Tar, inş. A.Ş. ile H. B. vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalılar Kombassan Tar, inş. A.Ş. ile H. B. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, takdir edilen 825.00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine 04.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy