(1086 S. K. m. 275, 283)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Fethiye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.09.2008 tarih ve 2006/427-2008/344 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.10.2010 gününde taraflar ve avukatları yapılan teblagata rağmen duruşmaya gelmediğinden, tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Aylin-1 adlı teknenin sahibi olduğunu, söz konusu teknenin davalı sigorta şirketi nezdinde Üst Tekne Poliçesi ile sigortalı olduğu dönemde çalındığını, tekne bedelinin (60.000)YTL olmasına karşın davalı sigortaca (30.000)YTL ödeme yapıldığını ileri sürerek ödenen hasar bedelinin geç ödenmesi nedeniyle işlemiş faizinin ve ödenmeyen (30.000)YTL hasar bedelinin 21.11.2005 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, teknenin hırsızlık anındaki piyasa rayiç değerinin (30.000)YTL olduğu tespit edilip ödendiğinden davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre. teknenin riziko tarihi itibariyle gerçek değerinin (60.000)YTL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile (30.000)YTL'nın 04.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava davalı sigorta şirketi nezdinde tekne sigorta poliçesi ile sigortalı teknenin çalınması nedeniyle oluşan gerçek zararın davalı sigortacı tarafından karşılanmayan bölümünün tazmini istemine ilişkindir.
Yukarıda da açıklanmaya çalışıldığı üzere uyuşmazlığın çözüm noktası riziko tarihi itibarıyla sigortalı teknenin gerçek değerinin belirlenmesinde yatmaktadır. Her ne kadar mahkemece bu yönde bir bilirkişi raporu alınmışsa da alınan rapor yeterli açıklamayı içermediği gibi, Yargıtay denetimine de elverişli değildir. Bu durumda mahkemece sigortalı teknenin riziko tarihi itibarıyla değerinin piyasa rayici de araştırılmak suretiyle içerisinde bir gemi inşa mühendisi, Deniz Ticaret Odasından bir yetkili ve kıyı kaptanlığını usulen meslek edinmiş bir kaptan vasıtasıyla belirlenmesi ve hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken noksan inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, taraf vekilleri duruşmaya gelmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.10.2010 tarihinde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy