(6183 S. K. m. 51)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 15.02.2007 tarih ve 2001/841-2007/47 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.04.2009 gününde davacı avukatı Oktay Polat ile davalı avukatı İsmail Orcan gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlendikten sonra, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, asıl davada, taraflar arasındaki 24.09.1999 tarihli sözleşme ile davacı kooperatifin 84 ortağı için toplam 96.000.000.000 TL bedelli 8148 m2 arsa tahsisi alındığını, her ortak için avans olarak KDV dahil 1.105.000.000 TL ve bakiye borcun da 11 ayda eşit taksitlerde ödenmesinin kararlaştırıldığını, taksitlere memur maaş artışlarının da yansıtılacağını, geciken ödemeler içinde 6183 Sayılı Yasa'nın 51. maddesinde öngörülen gecikme zammının uygulanacağının kararlaştırıldığını, arsaların 09.12.1998 ve 25.01.1999 tarihli protokoller ile TOKİ tarafından davalıya tahsis edildiğini, gerek bu protokoller ve gerekse davacı ile davalı arasındaki 24.09.1999 tarihli arsa tahsis protokolü gereğince arsaların TOKİ'den devralındığı şartlardan davacıya tahsis edilmesi gerekir iken davaya daha kısa vadeli ve m2 bazında daha yüksek bedelle tahsis yapıldığını, KDV alınmasına ilişkin sözleşme maddesininde mahkemece iptal edildiğini ve davalının TOKİ'den KDV iadesi aldığını, davacı kooperatiften tahsil edilen KDV nin de TOKİ'den davalı yanca geri alınmış olması nedeniyle davaya da geri verilmesi gerektiğini, ayrıca, davacıdan gecikmeli ödemeler nedeniyle fahiş oranda faiz uygulanmak suretiyle haksız kazanç elde edildiğini ileri sürerek, ıslah ile birlikte 14.661.953.371 TL KDV iadesi alacağı, 32.225.157.897 TL fazla alınan faiz iadesi 2.000.000.000 TL arsa satış bedeli farkı ve 2.000.000.000 TL taksitlendirmeden kaynaklanan farkın faizi ile birlikte, birleşen Ankara Asliye 2.Ticaret Mahkemesi' nin 2002/442 Esas sayılı davada davacının davalıya arsa tahsis bedeli ve faiz borcunu ödediği halde davalı tarafından başka borçlar yaratılarak kesin tahsis belgesi verilmediğini ve arsa tahsisinin iptal edilerek inşaatların durdurulduğunu ileri sürerek, arsa tahsisinin iptali kararının iptalini, muarazanın giderilmesini ve kesin tahsis belgesi verilmesini, birleşen Ankara 9.Ticaret Mahkemesi'nin 2002/25 esas sayılı dosyasında ise, davalının protokoldeki memur maaş artış oranları hakkında uygulamayı keyfi hale getirerek davacıdan fahiş miktarda borç ve faiz talebinde bulunduğunu, ayrıca usulüne uygun bir karara dayanmadan altyapı bedeli talep ettiğini ileri sürerek, davalıya borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalı vekili, asıl dava açısından arsa tahsis protokolünün davalı ile TOKİ arasındaki protokollerden bağımsız olduğunu ve sözleşme serbestisi ilkesi gereğince 2 yılı aşan süre boyunca uygulanmış protokol hükümleri dışına çıkılması isteminin iyiniyetli olmadığını, 11 aylık ödeme tercihinin davacı kooperatif tercihi olduğunu, KDV iadesinde genel giderlerin mahsup yapılmasının doğal olduğunu, birleşen Ankara Asliye 2.Ticaret Mahkemesi dosyası açısından, davacının davalı birlik üyesi olmadığını ve birlik üyesi olmadığını ve birlik genel kurulu kararının iptalini isteme hak ve ehliyetinin bulunmadığını, davacının sözleşmede öngörülen yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve kesin tahsis belgesi verilmesi isteminin hukuken mümkün olmadığını, birleşen Ankara Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nin 2002/25 esasına kayıtlı dava açısından da, protokoldeki taksit ödemelerine memur maaş artış oranınca artış uygulanacağı hükmüne rağmen davacının ödeme yapmaması ve kendi temerrüdünün sonuçlarına katlanması gerektiğini, arsa tahsisinden kaynaklanan borç ve faizinden de sorumluluğu bulunduğunu savunarak her üç davanın da reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna mevcut protokollere göre, davalının TOKİ'den aldığı KDV bedelinin, kooperatiflere yansıtılmayacak giderler mahsup edilmeksizin iade edilmesi gerektiği, ayrıca faizden kaynaklanan fazla ödemelerinde davacıya geri verilmesinin gerektiği, asıl dava açısından davacının arsa bedeli ve taksitlendirmeden kaynaklanan bir alacağının bulunmadığı, birleşen 2002/25 Esas sayılı dosya açısından davacının davalıya borçlu olmadığı, 2002/442 esas sayılı dosya açısından ise davacının davalıdan alacaklı olduğu belirlenmiş olmakla davacıya arsa tahsisinin iptali yönündeki davalının aldığı kararın yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl davada 14.661.95 YTL KDV'den doğan 32.144,91 YTL faizden doğan taleplerin kabulüne, fazla istemin reddine, bu tutarlara dava tarihinden itibaren reeskont oranı üzerinden faiz yürütülmesine, 2002/25 sayılı davanın kabulü ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2002/442 sayılı davanın kabulüne 11.06.2002 tarihli tahsisin iptali kararının iptaline muarazanın ve müdahalenin men'ine karar verilmiştir.
Kararı tarafların vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraflar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraflar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 625 YTL vekalet ücretinin her bir taraftan alınarak yek diğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 33.70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 3.490,97 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 23.07.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy