(6098 S. K. m. 49)
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 02.04.2009 tarih ve 2008/282-2009/110 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı Ak Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ikamet ettiği evde kapının zor kullanılıp açılması suretiyle ev eşyalarının çalındığını, davalı K…. Güvenlik Hizmetleri Özel Eğitim ve Dan. A.Ş. ile site yönetimi arasında imzalanan Güvenlik Gözetim Hizmetleri Sözleşmesine göre, şirketin hırsızlık dahil site güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğunu, diğer davalının hırsızlık zararını sigorta teminatı içine alan Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesiyle davalı K...... A.Ş.'yi sigorta ettiğini ileri sürerek,12.047,00 YTL maddi ve 10.000,00 YTL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı K...... A.Ş. vekili, taraflar arsındaki sözleşme uyarınca Soyak Göztepe Sitesine gözetim hizmetinin kusursuz bir şekilde verildiğini, 1500'den fazla bağımsız bölümün bulunduğu ve 3.500'den fazla nüfusun yaşadığı bir sitede gerçekleşen hırsızlık olayı sebebiyle müvekkiline kusur izafe edilemeyeceğini, 5188 sayılı Yasa hükümlerinin olaya uygulanamayacağını, manevi tazminatın şartlarının gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, hırsızlık olayı sebebiyle uğranılan zararın poliçe teminatı dışında kaldığını ve talebin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacının zararının tespitinde kesin kanıt olmadığı, davacının kayınvalidesi olan dava dışı malikin sigortacısının düzenlediği ekspertiz raporunda bu yerin davacı kullanımında olduğunun açıklandığı, kıymetlendirilen ziynet eşyalarının aynı eşyalar olduğu, her ne kadar bozma ilamında açıklandığı üzere bu rapora uyulması mümkün değil ise de bulguların kanıt olarak değerlendirilebileceği, davacının ilkokul öğretmeni olduğu, yüksek okul mezunu bulunduğu, uzun süre yönetici konumunda olduğu, aylık 2.000 TL maaş aldığı, kira vermeden kayınvalidesinin evinde oturduğu, oturduğu sitenin gelir seviyesi yüksek kişilere ait bulunduğu, davacının sosyo-ekonomik durumu itibariyle iddia ettiği miktarda ziynet eşyası sahibi olabileceği, manevi tazminata ilişkin kararın kesinleştiği gerekçesiyle 10.000 TL'nin davalılardan tahsiline, manevi tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı Ak Sigorta A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Ak Sigorta A.Ş. vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı Ak Sigorta A.Ş. vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 455,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)