(6762 S. K. m. 1268) (7397 S. K. m. 19)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada; İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01.07.2008 tarih ve 2008/66-2008/359 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İ. A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin davalı nezdinde ferdi kaza sigorta sözleşmesi ile sigortalı iken trafik kazası sonucu vefat ettiğini, talep edilmesine rağmen davalı tarafından ölüm tazminatının ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 10.000.-YTL'nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı definde bulunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nun 1268. maddesi gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, ferdi kaza sigorta sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı şekilde TTK'nun 1268. maddesi dayanak yapılarak, zamanaşımı yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de, TTK'nun 1268. maddesinde yer alan iki yıllık zamanaşımı süresi yanında Sigorta Murakabe Kanunu'nun 19. maddesinde can sigortalarında ödenmesi gereken sigorta bedeli yönünden on yıllık bir süre daha getirilmiştir. Bu hükme göre, can sigortalarında ödenmesi gereken paralar, ödemeyi gerektiren tarihten yani muaccel hale geldiği tarihten itibaren on yıl içerisinde hak sahiplerince aranmamış ise, bu paralar sigorta şirketlerince hak sahipleri adına ve Hazine Müsteşarlığı emrine olarak T.C. Merkez Bankası'na tevdi edilecektir. Doktrinde ve dairemizin uygulamasında, bu madde hükmünün uyuşmazlığın sigorta bedeline inhisar etmesi halinde, TTK'nun 1268. maddesindeki iki yıllık zamanaşımı süresini uzattığı görüşü hakimdir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında Sigorta Murakabe Kanunu'nun 19. maddesi hükmünün can sigortalarının bir türü olan ferdi kaza sigorta sözleşmesine dayalı istem yönünden tartışılması ve değerlendirilmesi gerekirken, bu nokta üzerinde durulmayarak yazılı şekilde zamanaşımı nedeniyle davanın reddine ilişkin verilen karar doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.01.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy